Eğitimlerimizden haberdar olmak için mail adresinizi yazınız. Gönder

DTÖ Eğitim Takvimi

DTÖ Eğitim Şehirleri


DTÖ Eğitim Kategorileri



Deneyimsel Tasarım Öğretisi...


İnsan ikna olur… Bir tavsiyeye, bir bilgiye, bir yönteme…
İster o yöntemi kendisine söyleyen kendisi olsun… İster başkası…
İnsan satın alır; bir tavsiyeyi, bir bilgiyi veya bir yöntemi…
Ve o bilgiyle, o yöntemle hareket eder…
Çocuğunu öyle yetiştirir... İşinde öyle satın alır, satar
O tavsiyeye göre borçlanır… O teklife göre harcar...
Kilo verirken o yöntemi uygular... Eğitim hayatını öyle planlar…

Peki, neye göre bir bilgiye ikna olur insan?
Hangi ölçülere göre bir stratejiyi satın alır? Zihnine, davranışlarına geçirir?
Bize her anlatılanı kabul eder miyiz?
Etmeyiz…
Peki, neye göre reddederiz? Ve neye göre kabul ederiz bize anlatılanları?
Çoğu zaman duygularımız incindiği için reddederiz.
Yanlışımız ortaya çıktığı zaman…
Anlatılanlar işimize gelmediği zaman…
O konudaki bağımlılığımızdan vazgeçemediğimiz için
Anlatıcıyı küçük gördüğümüz için
Kendimizi büyük gördüğümüz için
O konudaki cahilliğimizin ortaya çıkmasından hoşlanmadığımız için
Reddederiz çoğu zaman bize anlatılanı…

Televizyondan duyduysak kabul ederiz bir bilgiyi
Televizyonu referans alırız…
Anlatıcının kimliğine göre kabul ederiz
Ne kadar uzman? Nereden diplomaları var? Bunları yoklarız inanmak için…
Anlatanın şöhretine bakarız… Ne kadar popüler?
Herkese bakarız bir de
Herkes inanıyorsa inanılması gerekiyor zannederiz…
İknamız da, reddimiz de bilimsel değil, duygusaldır çoğu zaman…

Oysa…

Bir bilgiyi satın almanın ölçüsü, gerçekliğidir…
Bir bilgi, bir yöntem gerçekse kabul edilmeyi, uygulanmayı hak eder
Çünkü ancak gerçekle çözülür problemler
Ve ancak gerçeğe sahip oldukça, insan o konuda yücelebilir…
O yüzden…
Bir bilgiyi kabul de, ret de gerçekliğini test ettikten sonra olabilir…

Ve gerçek test edilebilir yaratılmıştır…
İşe yarayan yöntemle, işe yaramayan yöntem öncesinden bilinebilir…
İşte bu deneyimselliktir…

Ve gerçek, birilerinin tekelinde değildir…
İnsan her şeyden ve herkesten öğrenebilir…
Bir ağaçtan
Bir hayvandan…
Topraktan…
Bir çocuktan…
Sıradan bir insandan…
İşte bu tasarımcılıktır…

İşte Deneyimsel Tasarım Öğretisinin amacı budur;
Gerçeği deşifre etmek ve ihtiyaç sahibine ihtiyaç duyduğu konuda aktarabilmektir…

Ve insan herkese danışabilir…
Yeter ki danışılan, oyalayan ve yanıltan değil,
Dikkati doğru yerde toplayabilen ve problemin gerçek çözümünü tavsiye edebilen olsun…



İnsan ne ister?

İnsan yaşamını karlı tamamlamak ister. Yaptıklarını sonuçları ile kıyasladığında olumlu sonuçlarının fazla olmasını diler. Yaşamı için verdiği emeğin karşılığını fazlasıyla karşılaşmak ister. Ve insan bu amaçla bir yol tutturur. Bu yolda deneme yanılma yapar. Bir haz bulduysa bunu artırmak ister. Acı ile karşılaştıysa bundan uzaklaşmak ister. Edindiği tecrübelerle, oluşturduğu zanlarıyla da hayatına yön verir.

Bir insanın yaptıklarıyla ulaşmak istediği amaçlar vardır. Ne yaparsa yapsın bu amaç için yapar. Mutlu olmak, başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak… Bu amaçlar insanlar için ne kadar ortaksa buna götürdüğüne inandığı yollar da o kadar çeşitlidir; Kimileri ailesiyle, kimileri arkadaşlarıyla, kimileri kariyeriyle, kimileri tek başına uğraşlarıyla bu amaçlara gitmeye çalışır. Bazı insanlar tüketimlerini artırır, bazıları daha çok çalışmayı seçer.  Yeri gelir bir içecek, yeri gelir bir ortam, yeri gelir bir hedef insanı bu amaçlarına ulaştıracak seçenek olur.
İnsan çıkarına düşkündür ve neyi seçerse seçsin, zannettiği bir çıkarı için yapar. Ne var ki her zaman zannettiği yöntem işe yaramaz.

İnsan bazen yanılır… Yanlış yerlerde kendisine kazançlar arar…
Yanlış davranışlarla, yanlış hamlelerle olumlu sonuçlar bekler…


Kimse;
Mutlu olabilmek için başladığı bir ilişkide düşkünleşip zulüm görmek istemez.
Birilerine zulmedip acı veren tarafta olmayı kendine yakıştıramaz.
Eğlenebilmek için harcadığı onca imkanla kendini mutsuz etmek istemez.
Özgür olabilmek adına para kazanıp yaptığı harcamalarla kazancının kölesi haline gelmek istemez.
Başarılı olabilmek için başladığı kariyerinde bilerek hırslanıp unvanın, konumun tutsağı olmak istemez.
O kıymetli olan evladını sunduklarıyla bozmak, beceriksiz hale getirmek, tatminsiz bir çocuk yetiştirmek istemez.
Bile bile kendini rezil edecek bir bağımlılığı olsun istemez.
Huzurlu yuvasını bir zevk uğruna bozmak istemez.
Öfkeli olmayı,
Sürekli hayatında bir şeyler eksik gibi hissetmeyi,
İyi hissedebilmek için sürekli bir şeylere ihtiyaç duymayı, hayal kırıklıklarını,
Bir kula kulluk etmeyi bilerek tercih etmez.    

Bilerek tercih etmez ama insan yanılabilir.
Zannettiği çıkarında yanılabilir.
Yaptığı seçimler, hep daha iyisinin o olduğunu düşündüğü içindir.
Ne var ki,
İlmi yoksa
Bir bilinmez içinden doğaçlama yapar.
Sanki daha iyisiymiş gibi gelene yönelir.
Dener, yanılır, bulur, öğrenir…

Oysa 
Hayattaki en pahalı öğrenme yöntemi deneme yanılmadır.
Çünkü insanın her hatayı deneyip doğruya ulaşabileceği kadar zamanı yoktur.

Tüm bunlar, işe yarayacağını zannettiği yöntemler sebebiyle olmuştur. Ne var ki insan yanılmış olabileceğini kabul etmek istemez; Bir suçlu arar. Eğer işler planladığı gibi gitmiyorsa, mutlu olabilmek adına yaptıkları artık acı veriyorsa bu duruma bir sorumlu bulması gerekir. Bu sorumlu kendisi harici herkes ya da her şey olabilir. İşte o zaman suçlamalar başlar. Bazen kader, bazen hayat, bazen ülke koşulları, bazen eş, çocuk, kayınvalide, anne-baba, akla gelebilecek dış koşul ne varsa bu suçlamalardan nasibini alır. Kontrol dışındakini suçlayarak insan kendini rahatlatır. Yaşadığı problemlerin kaynağını dışarıda bularak çözümü de dışarıda arar. Etki edemeyecekleri için sinirlenir.  Dışarıda kızdığı, tepki duyduğu onca şey iç dünyasını anlık olarak rahatlatır. Çünkü problemin sorumlusu ben değilsem, yetkilisi de ben değilimdir. Ancak başkaları değiştiğinde problemler düzelecekse şu an bir şey yapmama da gerek yok demektir.

Çünkü zordur kabul edebilmek…
Yaşamda kendi yaptıklarımın sonuçlarını yaşıyorum diyebilmek
Bir problem yaşanıyorsa kaynağını da çözümünü de kendinde görebilmek…
Kendi yaşamında başrol oynamak…
Ve
Hayatının yetki ve sorumluluğunu üstlenmek…

Mesele benimle ilgiliyse kaçmam değil, yapmam gerekenler var demektir…
O zaman sinirlenmek,  birilerine söylenmek yerine, benim düzeltmem, düzenlemem gerekenler var demektir…
O zaman hayattaki davranışların doğrusu ve yanlışı var demektir…
İşte o zaman doğru ile yanlışı ayrıştıran,
Yaşamdaki öngörüleri geliştiren deneyimselleştirilmiş bilgilere ihtiyaç var demektir…


Deneyimsel Tasarım Öğretisi Nedir?


Deneyimsel Tasarım Öğretisi gerçeklik ilmidir. Sahte ile gerçeği, doğru ile yanlışı ayrıştıran bir bilgi teknolojisidir. 

İnsanın en çok merak ettiği şeylerden biri; “Gerçek nedir?” sorusudur. Tarih boyunca biyolojide, fizikte, tıpta, astronomide, felsefede insanoğlu gerçeği merak etmiş ve anlamaya çalışmıştır. Gerçeği öğrenebilmek için, denizin derinliklerine dalmış, insan anatomisini incelemiş, uzayın derinliklerine bakabilmek için aletler icat etmiş, kaynaklarını, zamanını harcamıştır.

Sadece bilim adamları değil, tüm insanlar ilgilendiği konuda gerçeği öğrenmek ister; Yaşantısında, ilişkilerinde, yaptığı işte gerçeği merak eder.
“İşin gerçeği ne?”
“İşler nasıl dönüyor?”
 “Gerçekten mi?”
“Sence gerçekte ben nasıl biriyim?”
“ Gerçekten bu hamle bize kazandırır mı?”
“Böyle söylüyor ama gerçekte bana karşı ne hissediyor sence?”
“Bana gerçeği söyle” demesi bu yüzdendir.

Neden gerçeği bilmek isteriz?


“Gerçekleri şimdi açıklıyoruz!” dediklerinde ne anlarız?
O zamana kadar gerçeklerin gizlendiğini ve bize yalan söylendiğini anlarız… Ve bu hoşumuza gitmez, bir an önce o konuda gerçeği öğrenmek isteriz.

Hiçbir insan kandırılmak istemez; Çünkü yalan sahtedir ve hiçbir işe yaramaz. Sahte bir yöntemle bir insanın başarıya ulaşması mümkün değildir çünkü sahte işe yaramayan demektir. Yalan bilgiler, yalan yöntemler bizi sadece bir süre oyalar işin sonunda kesinlikle zarara uğrarız.

Bu yüzden insan hayatında başarılı ve mutlu olabilmek için gerçeğe, gerçek yöntemlere ihtiyaç duyar.

İşte Deneyimsel Tasarım Öğretisinin amacı gerçeği deşifre etmek ve ihtiyaç sahibine ihtiyaç duyduğu konuda aktarabilmektir.

Deneyimsel ismi geçmişi, tasarım ismi geleceği temsil eder. Deneyimsel Tasarım Öğretisi başkalarının yaşanmışlıklarından çıkarılan, deneyimselleşmiş bilgileri bizlere aktarır. Deneyimselleştirme, insanların, doğanın, toplumların incelenerek hiç değişmeyen yasaların bulunmasıdır. Deneyimsel öğreti geçmişten aldığı bu bilgilerden faydalanarak, bugünü ve yarını tasarlamamıza yardımcı olur.  İlk defa gideceğimiz bir adrese tarif almadan gitmeye çalışmamız bizi zorlar. Birilerinin geçmiş deneyimlerinden faydalanmak, bize gelecekte benzer durumlarla karşılaştığımızda zaman kazandırır ve hatalarımızı azaltır. 

İnsanoğlunun ihtiyaçlarının ötesinde çok çeşitli istekleri vardır. Bu isteklerin temelinde ise beğenilmek ve onaylamak yatar. Bundan dolayı para ister, eş ister, kariyer ister…  Sürekli ister.  Mutlu ve başarılı olmak ister. Deneyimsel Öğreti, sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha iyi ilişkiller kurma amaçlarına ulaştırmayı hedefler.

İz ve işaretleri deşifre eder…

Gökyüzünde gri bulutlar gördüğümüzde yağmur yağacağını veya bir martı gördüğümüzde yakınlarda denizin olduğunu biliriz.  Ormanda bir ayak izi fark ettiğimizde yakınlarda başka bir canlının olduğunu anlayabiliriz. Bunlar iz ve işaretlerdir ve doğru deşifre edebildiğimizde tedbir alabilmeyi veya hamlemizi doğru tasarlayabilmeyi sağlar.

Deneyimsel Tasarım Öğretisi de insanların davranışlarındaki, olaylardaki, dış dünyada karşılaştığımız mesajlardaki iz ve işaretleri okuyabilmemize yardımcı olur. Bize o mesajla gerçekte ne anlatılmak istediğini anlamamıza yardımcı olabilecek bir marifeti kazandırır. Tıpkı iyi bir izcinin ormanda karşılaştığı işaretleri doğru okuduğunda, ormanda ne yapması gerektiğini bilebilme konforu gibi… Hayatın mesajlarını doğru okuyabildiğimizde ne yapmamız gerektiğini öngörebilir ve tedbir alabiliriz.

Soyut yasaları deşifre eder…


Yeryüzünde somut yasalar vardır;
Örneğin, yerçekimi her yerde ve her zaman geçerlidir ve değişmeyen somut bir yasadır. Kalemi elimizden bıraktığımızda yere doğru düşer. Yaşamda aynı somut yasalar gibi hiç değişmeyen soyut yasalar da vardır. Soyut yasalar, davranışlarımız ve bunların sonuçları ile ilgilidir. Bu yasalar somut yasalar gibi elle tutulup, gözle görülemediği için kolay algılanamaz.

İnsan açıklayamadığı her şeye tesadüfmüş gibi yaklaşır. Sanki davranışlar farklı sonuçlar doğurabilirmiş gibi düşünür. Oysa detay bilgiyi bildiği zaman aynı koşullarda aynı davranışın hep aynı sonucu verdiğini farkeder. Bu, aynı bir suyun kaynama derecesinde olduğu gibidir; Saf su 100 derecede kaynar; Bu her zaman geçerli bir yasadır. Ne var ki içindekiler değiştiğinde kaynama derecesi de farklılaşır. Örneğin suya yağ eklediğimizde artık kaynama derecesi 100 derece değildir. Bu farklılığı bilmezsek su bazen 100 derecede kaynıyor, bazen kaynamıyor zannederiz. Aynı bu somut yasada olduğu gibi davranışlarımızın da detayına göre hiç değişmeyen sonuçları vardır. Dünyanın neresine gidersek gidelim bir çocuk aynı şekilde şımarır ve aynı şekilde toparlanır. Çünkü Yaratıcı bu dünyayı başıboş bırakmamıştır. Her şeyi bir yasaya bağlamıştır. Bu yasaları bilmediğimizde veya bilip uyumsuz kaldığımız her konuda problemlerimiz büyür. İşin sonunda aşağılara düşeriz. Yasalara hakim oldukça başarılarımız ve mutluluğumuz artar. Çünkü gerçek her zaman üstündür ve onu sahipleneni üstün kılar.

İşte, Deneyimsel Tasarım Öğretisi deşifre ettiği yasalarla bizi dünümüzden daha iyi yapan stratejiler üretir;

1)    İletişimde Ustalık
2)    Başarı Psikolojisi
3)    Stratejik Danışmanlık/ Designer (Tasarımcı) ana eğitimleriyle birlikte,

4)    Ailede Huzur / Ebeveyn Tuzakları
5)    NASP (Neuro Anti Smoking) Sigarasız Yaşam Eğitimi olmak üzere sosyal sorumluluk projesi kapsamında eğitimler de verilmektedir.

Bir bilginin Deneyimsel Tasarım Öğretisi müfredatına girebilmesi için dört temel özelliğe sahip olması gerekir;

1) Tutarlı Olmalı;

Bilgilerin ilk cümlesinden son cümlesine kadar kadar hepsi birbiri ile tutarlıdır. Anlatılan her bilgi bir önceki bilgiyi destekler ve ispatlar niteliktedir. Aralarında çelişki yoktur, ilişki vardır. Bir yerde arı kovanı gördüğümüzde biliriz ki orada arı vardır. Arı varsa polen, polen varsa çiçek vardır. Çiçeğin yapısı ise, bölgenin bitki örtüsü ve ikliminin işaretidir. Aynı bunun gibi anlatılan bilgiler birbirinin varlığını ispatlar.

Deneyimsel Tasarım Öğretisi bilgilerinde “Bence”,  “Bana göre”, “Ona göre” yoktur. Deneyimsel Tasarım Öğretisinin aktardığı bilgiler gerçektir, gerçek ise tutarlı içerik demektir. Tutarlı bir içeriğin kişisel yorumu olmaz. Burada verilen bilgiler tüm zamanlar, tüm toplumlar ve tüm insanlar için geçerlidir. Altının binlerce yıldır geçerli ve değerli olması gibi, Deneyimsel Tasarım Öğretisi bilgileri de geçmişte olduğu gibi şimdi de geçerlidir.

2) Faydalı Olmalı;

Bilginin sadece tutarlı olması yetmez faydalı da olması gerekir. Bir bilginin faydalı olması, kişinin lehine olması demektir. O nedenle deneyimsel Tasarım Öğretisi ihtiyacı olana ihtiyacı olanı vermeyi amaç edinmiştir.  Deneyimsel Tasarım Öğretisinde bir bilgi ancak fayda sağlıyorsa aktarılır. Her bilginin amacı kişinin dününden iyi olmasına yardımcı olmaktır. İnsanlar anlık çıkarlarıyla sürekli faydalarını karıştırırlar. İnsana gerçek anlamda fayda sağlayacak şey anlık olarak acı verebilir. Deneyimsel öğretide daha büyük bir fayda sağlamadan insanın elindeki alınmaz. Anlatılanlar kişiyi uzun vadede mutlu ve başarılı yapıyorsa aktarılır.

3) Uygulanabilir Olmalı;

Uygulanabilirlik bir bilginin doğrudan hayatımıza geçirilebilir olması demektir. Bilgiler pratiktir her an ve her yerde uygulanabilir. Deneyimsel öğretide aktarılanlar hemen hayata geçirilebilen, pratik bilgilerden oluşur. Teoride kalmaz. İnsanın zihnini dolduran ama hiç işine yaramayan pek çok bilgi vardır. İşi için gerekmiyorsa üçgenin iç açılarının toplamı bilgisi gerçek yaşamda hiç işimize yaramamıştır. İntegral ya da türev bilgisini şirket yönetirken hiç kullanmamışızdır. Deneyimsel öğretide aktarılanlar hemen hayata geçirilebilen, pratik bilgilerden oluşur. Bunlar zaten denenmiş ve işe yaramış yöntemlerin transferi olduğu için uygulanamaması söz konusu değildir.

4) Anlaşılabilir Olmalı;

Deneyimsel Tasarım Öğretisi sade bir dil kullanır. Bilimsel verilerden faydalanır ancak ancak aktarım bilimsel terimler içermez.  Kişileri etkilemek için az bilinen kelimeler, terminolojiler kullanmaya ihtiyaç duymaz. Kavram kargaşası ve belirisizliği ortadan kaldırır. Gücünü epistemoloji yapmasından alır. Epistemoloji kavram bilimi demektir. Aktarılan her kavramın tanımı yapılır. Çünkü insanlar duydukları kavramları bildikleri ile karıştırırlar. Gerçek anlamını bilmeden kavramları kullanırlar. Oysa bir şeyi tanımlamadan geliştiremeyiz. Aşk, sevgi, özgürlük, bağlılık, bağımlılık, asilik, hırs, azim gibi pek çok kavramı duymuşuzdur ama gerçekten ne demek bilmeyiz. İşte epistemoloji kavramlar arasındaki karışıklığı giderir. Gerçek tanımları verir. Kullanılan her kavram açıklandığı için o konudaki karışıklık kalkar.  

Bir bilgi bu dört özellikten sadece birini bile barındırmıyorsa müfredata alınmaz. Deneyimsel Tasarım Öğretisi içeriğindeki bilgi ve örneklerde, kişi kendi veya çevresindeki insanların hayatlarında yansımalar bulur.  Anlatılanlar, kişinin hayatında karşılık buluduğu alanlarda, kişiye fayda sağlar. Bu sebeple kişinin faydalanması yaşanmışlıkları ile doğru orantılıdır.

Deneyimsel Öğreti, susuzluğunu gidermek için yıllarca tuzlu su içmiş birine suyu hatırlatırcasına;

Kişinin zihnindeki belirsizliği giderir,
Düşebileceği tuzaklara ve alabileceği önlemlere hazırlıklı yapar,
İstenilen sonuçlara deneme yanılma yapmadan ulaşma fırsatı sunar,
Hedefe giderken nelere dikkat edilmesi gerektiğini söyler,
En uygun yolu gösterir,
Öngörüsünü geliştirir,
İnsanın doğru yerde doğru tepkiyi vermesine yardımcı olur,
Gerçek problemini fark ettirip çözüme ulaştırır,

Bunca bilinmeyenin olduğu bir hayatta
Yaşamın,
Bugüne kadar değişmemiş ve sonrasında da hiç değişmeyecek yasalarını bilmek, insana büyük konfor sağlar…

“Gerçek her zaman hakimdir ve üstündür; Kim onu sahiplenme cesaretini gösterirse, o üstün gelir… Çünkü zaman gerçekten yanadır…”











Deneyimsel Tasarım Öğretisi Stratejisti Kimdir?



Anlattığı dinlenen,
Yazdığı okunan,
Kendisine danışılan kişi…



Deneyimsel Tasarım Öğretisi uzmanları, Deneyimsel Tasarım Öğretisi Stratejisti ve Eğitmeni olarak adlandırılır. Görevi, gerçek problemi analiz etmek, gerçek çözümü sunabilmek ve çözümün uygulanmasına destek olabilmektir. Çözümler, kendi kişisel fikirleri, yorumları değil, gerçekliği ispatlanmış, deneyimselleştirilmiş bilgiler üzerinedir. DTÖ Stratejisti “Bence…” “Bana göre…” diye değil; değişmeyen gerçeklere ve hayatın yasalarına göre durumu ve çözümü açıklamakla sorumludur.  Bununla birlikte, eğitimci kimliğiyle, Deneyimsel Tasarım Öğretisi içeriğini genel katılımcı ve kurumsal eğitimlerde ihtiyaç duyulan konularda aktarmaktadır.


DTÖ Stratejisti neden “Bana göre” “Bence…” diye konuşmaya başlamaz?


Bir bilgi ancak gerçekse güvenilirdir. Güvenebilmemiz için o şartlar altında bilginin değişken olmaması gerekir. Aynı durumda sürekli değişen bir karşılığa güvenemeyiz. Örneğin “Bir günü, bir gününe tutmuyor” dediğimiz insanlar vardır; bu insanların neye göre değiştiğini anlayamayız. Bizde bir farklılık olmamasına rağmen muhatabımız aynı duruma farklı tepkiler veriyorsa ona güvenemeyiz. Güven vermediği için o kişiyi kendimizden uzak tutmaya meyilliyizdir. Bunun gibi bir bilgi, aynı durumda sürekli değişiyorsa ne yapacağımızı bilemeyiz. Aynı konu hakkında çok sayıda farklı görüş varsa “Hangisi gerçeği söylüyor?” diye sorarız. Bir konu hakkında farklı görüşler, yorumlar olmaya başladığında kafamız karışır ve neye inanacağımızı şaşırırız.
Herkesin aradığı şey aslında tutarlılıktır…
Tutarlılığın olmadığı yerde çelişkiler, şüpheler başlar…
Bu sebeple gerçek tektir…
Kim onu söylüyorsa aynı şeyi söylemelidir...
Tüm zamanlarda, tüm insanlarda, tüm konularda hiç değişmeyen bilgileri deşifre ettiğimizde neyin neye göre oluştuğu ortaya çıkar ve biz strateji üretebiliriz. Bir bilgiden diğer bilgiye geçiş yapabiliriz, onunla ilişkili diğer bilgileri çıkartabiliriz.
Bana göre diye cümleye başladığımız zaman ise kişisel yorumumuz işin içerisine girer.

Gerçek kişiye göre değişmez…
Gerçek zamana göre değişmez…
Gerçek konulara göre değişmez…
İnsanların inandığı şeyler değişebilir ama gerçekler değişmez.


Bir insanı aldatmak yanlıştır ve tüm zamanlarda yanlıştır.
Harcamaları artan bir insanın harcama isteği artar, harcadıkça doyum becerisi düşer ve bu tüm insanlar için geçerlidir.
İnsan hangi yanlışa doğru derse o konuda bir süre sonra hatasını göremez hale gelir… Bu tüm konularda böyledir.
İnsan karar verdiği bir işle, eyleme geçiş arasına süre koyarsa o hangi iş olursa olsun bereketi kaybolmaya ve iş daha zahmetli olmaya başlar. Bu hiç değişmez…
İnsan taviz verdikçe taviz verdiği kişi daha zalim olmaya başlar. Bu hiç değişmez…
Bütün bunlar ve diğer yasalar hiç değişmez…
Ve biz bu yasaları bilirsek ne, neden oluyor anlamaya ve gerçek çözümü görmeye başlarız.
İşte, Deneyimsel Tasarım Öğretisi Strateji Tasarımcısının görevi bu yasaları görebilmek ve görülebilmesini sağlamaktır.
Bu büyük bir konfordur;
Herkesin her konuda farklı farklı konuştuğu ve kişisel yorumunu gerçek zannettiği,
Kimin söylediği doğru, kimin söylediği yanlış ayrıştıramadığımız bir zamanda
gerçeğin kendisine ulaşabilmek çok kıymetlidir.


İnsanın hayatında danışma özelliği vardır...

İnsan bir problemi sürekli yaşamak istemez; Çözülmesini ister. Bazen problemleri çözerken başka bakış açılarına ihtiyaç duyarız. Bu sebeple etrafımızdaki insanlara danışırız. İnsan eşine danışabilir, arkadaşlarına danışabilir, ailesine danışabilir, öğretmenlerine danışabilir… Herkes herkese danışabilir ve karşısındaki kişinin deneyiminden, zekasından faydalanabilir, deneyim transferi yapabilir...  Yeter ki danışılan kişi bize gerçeği tavsiye ediyor olsun. Çünkü bir problem ancak gerçekle çözülür, sahte tavsiye ise problemi büyütür. Sahte çözümler geçicidir, yatıştırıcıdır; o anlık duygusal baskıyı ortadan kaldırır ama problemi çözmez.

Mesele gerçeklere ulaşabilmek ve problemlerimizi sahte değil, gerçek çözümlerle halledebilmektir. Kim bize gerçeği tavsiye ediyorsa o bize asıl kazandıran seçeneği tavsiye ediyor demektir.  Bu yüzden danışacağımız zaman asıl kriterimiz, o kişinin gerçeklik ilmine ne kadar sahip olduğu olmalıdır.


DTÖ Strateji tasarımcısı hangi konularda hizmet verir?


Eğitim alanında,
İletişimde Ustalık,
Yönetimsel Boyutta İletişim Stratejileri,
Eğitimde İletişim Stratejileri,
İnsan Tanıma Sanatı
Topluluk Önünde İletişim,
Sahne ve Sunum Becerileri,
İletişimde Güçlü ve Mutlu Olmak
Başarı Psikolojisi,
İllüzyon,
Ego ve Bilinç
Gerçeklik Yasası
Geçicilik Yasası
Stres ve Motivasyon Yönetimi,
Hedef ve Hedef Belirleme Stratejileri,
Başarı Stratejileri,
Ailede Huzur / Ebeveyn Tuzakları,
NASP, Sigarasız Yaşam eğitimleri verilmektedir. DTÖ Designer / Stratejik Danışmanlık eğitimleri ise Yahya Hamurcu tarafından verilmektedir.

Stratejik Danışmanlık olarak,
Hangi konuda problem yaşıyorsa kişi danışmanlık alabilir. En çok danışılan konular,
Ebeveynler için çocuklar,
Çocuklardaki asabiyet, korku, güvensizlik
Karşı cinsle ilişkiler,
İş hayatı,
Ticaret,
Kazanç,
Girişimcilik,
Eğitim hayatı,
Ders çalışma teknikleri,
Sınava hazırlık ve benzeri konularda olabilmektedir.