Bu adla, ruhsal etkenlerle ortaya çıkarılmış ya da ağırlaştırılmış bedensel bozukluklar kastedilir. Gerçekte bütün bedensel hastalıklar, stres, çatışma ve anksiyeteden etkilenirler. Psikosomatik bozukluklar ise bu konuda daha duyarlıdır. Bir teoriye göre, her psikosomatik bozukluk için özel stresler veya kişilik tipleri söz konusudur. A tipi kişilikler, hızlı sürücüdürler, saldırgandırlar, kolay öfkelenirler ve kalp hastalıklarına yatkındırlar. Anksiyete ortaya çıkaran bilinçdışı çatışmalar, otonom sinir sistemini etkiler ve özel bir hastalık ortaya çıkarır. Mesela, bastırılmış bağımlılık ihtiyaçları, mide ülserine yol açar. Bir başka varsayıma göre, uzamış bir stres, fizyolojik değişmelere yol açar ve bedensel hastalık ortaya çıkarır. Her insan kalıtımsal olarak strese daha hassas bir şok organa sahiptir. Bazı kişiler mesela kalp hastası, bazıları mide hastalığı çıkarmaya adaydır. Kronik olarak anksiyeteli ve depresyonlu kişiler, bedensel ya da psikosomatik hastalık çıkarma konusunda daha duyarlıdır. Selye’nin tanımladığı “genel uyum sendromu”na göre, uzamış streslerin ardından, bedenin tüm özel olmayan sistemik reaksiyonları, değişik organ sistemlerinde doku hasarına yol açan aşırı kortizol salgılanımına yol açar. Stres durumlarında, tüm nöroregülatuvar mekanizmalar, işlevsel değişmelere yol açar, ve bedenin homeostatik dengesini zorlar. Bunun sonucu olarak, beden, infeksiyonlara ve diğer bozukluklara duyarlı hale gelir.
Bu hastalıkların tedavisinde, ruhsal ve bedensel tedavi birlikte yürütülmelidir. Bazı hastalarımız, “madem tansiyonum ruhsal kökenli, o halde dahiliye uzmanına gitmeme gerek yok” düşüncesine sahiptir; bu düşünce yanlıştır.
Psikosomatik bozukluklara, kalp spazmı, kalp damar hastalıkları, kalp ritm bozuklukları, astım, tansiyon yüksekliği, bazı barsak hastalıkları, bazı iç salgı bezi hastalıkalrı (tiroid bozuklukları gibi), bazı cilt hastalıkları, aşırı şişmanlık, mide ülseri, allerjik hastalıklar örnek olarak verilebilir.
Ahmet Çelikkol
|
|
|