Yeni Sayfa 1

    Anasayfa     Hakkımızda     Danışmanlıklarımız     Eğitimlerimiz     Psiko Forum     Franchising     Bize Ulaşın

 
 

Anasayfam Yap

Favorilerinize Ekleyin

üye girişi

kullanıcı adı:

şifre:

  // üye ol
  // şifremi unuttum
 

Başarılarınız yaptığınız kötü hareketlerden daha çok düşman kazandırır.

 
 PSİKOLOJİK SORUNLAR
  Alzheimer
  Anksiyete - Kaygı
  Bağımlılık
  Cinsel Problemler
  Çocuk Problemleri
  Delüzyon
  Depresyon
  Dissosiyatif Bozukluk
  Epilepsi
  Ergenlik Sorunları
  Etnosantrizm
  Flört Problemleri
  Fobiler
  Gebelik Problemleri
  Halüsinasyon
  Hiper - Aktivite
  Histerik Bulaşma
  İntihar
  Kilo Sorunları
  Kişilik Bozuklukları
  Kleptomani
  Kompleksler
  Konuşma Bozukluğu
  Laktasyon Psikozu
  Manik - Depresif
  Megalomani
  Narsisizm
  Nevroz
  Obsesif - Kompulsif
  Otizm
  Panik Atak
  Parkinson
  Pasif - Agresif
  Psikoz
  Sado - Mazoşizm
  Saldırganlık
  Somatizasyon
  Sosyal Fobi
  Şizofreni
  Tikler
  Travma
  Utanma Duygusu
  Uyku Bozuklukları
  Yalnızlık
  Yeme Bozuklukları
 PSİKO - KEYF
  Buluşun Öncüleri
  Başarı Hikayeleri
  Seçkin Öyküler
  Kaliteli Sözler
  Tebessüm
  Paradokslar
  İlginç Bilgiler
  Hazır Cevaplar
  Psiko - Kitaplık
 DEĞİŞİM YÖNTEMLERİ
  Akupuntur
  Altı Sigma
  Bilişsel Terapi
  Davranışsal Terapi
  Çoklu Zeka
  Duygusal Zeka
  EFT
  Elektroşok
  EMDR
  Feng Shui
  Gestalt Terapi
  Grup Terapisi
  Hafıza Eğitimi
  Hipnoz
  Hızlı Okuma
  IQ
  İnnovasyon
  Kaizen
  Kişisel Gelişim
  Kognitif Terapi
  Kuantum
  Meditasyon
  Neuro Psikoloji
  New NLP
  NLP
  Parapsikoloji
  Parapsikoloji
  Psiko - Dinamik
  Psiko - Drama
  Reiki
  Ruhsal Zeka
  Vizyon Terapi
  Yaşam Koçluğu
  Yoga
 PSİKO - KÜLTÜR
  Psikoloji Nedir?
  Psikoloji Tarihi
  Psikoterapi Nedir?
  Psikiyatri İlaçları
  Psiko Biyografi
  Psikoloji Ekolleri
  Psikolojinin Alt Dalları
  Psikoloji Etiği
  Araştırma Yöntemleri
  Savunma Mekanizması

İSTATİSTİKLER

Sitemizde;
6458 makale
536 haber
17700 üye
12 yazar
6 uzman
bulunmaktadır.

 Göğüs Kanseri Riski
Gelişmiş ülkelerde kadın ölümlerine neden olan hastalıklarda ilk sıralarda yer alan meme kanseri, yapılacak kolay ön müdahaleyle engellenebiliyor.

Kadınların korkulu rüyası haline gelen meme kanseriyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Serdar Saydam, bu hastalığın gelişmiş ülkelerde, kadın ölümlerine neden olan en etkin hastalıkların başında geldiğini belirtti.

Meme kanserinin, kadınların memelerindeki kötü huylu tümör olduğunu, genelde hastaların memelerinde tespit ettikleri şişlik nedeniyle ya da koltuk altındaki bezeden dolayı hekime müracaat ettiklerini kaydeden Prof. Dr. Saydam, meme başının çekilmesi, meme başından kanlı akıntı gelmesi, deri çekilmesi, koltuk altında beze, bu bölgedeki derinin portakal kabuğu görüntüsü almasının meme kanserinin diğer belirtileri olduğu bilgisini verdi.

“MEME BAŞI AKINTISI EN ÖNEMLİ BULGU”
Meme başı akıntılarının meme kanseri açısından en önemli bulgu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serdar Saydam, “Ama bu akıntıların tek nedeni her zaman kanser olmayabilir” dedi.

Meme kanserinin şu anda gelişmiş ülkelerdeki kadın ölümlerinin ilk sıralarında yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Saydam, “Her kadında meme kanseri gelişmez. Bazı kadınlar bu açıdan daha risklidir. Doğum yapmamış ya da ilk doğumunu 30 yaşın üzerinde yapmış, çocuğunu hiç emzirmemiş, 50-55 yaşından sonra menopoza girmiş kadınlar daha fazla risk altındadır. Yaşlandıkça hastalığa yakalanma riski artmaktadır. Bu hastalık gençlerde daha az görülür” diye konuştu.

GENETİK ARAŞTIRMA YAPILIYOR
Meme kanserinin genetik olup olmadığı yönünde çalışmalar ve testlerin yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Saydam, kanserin en önemli nedeninin kadınlık hormonu olan östrojen olduğuna dikkati çekti.

Dış etkenler ve çevrenin, kanserin oluşmasında önemli yere sahip olduğuna değinen Prof. Dr. Saydam şöyle konuştu:
“Bu hastalıkta yapılacak şey ameliyat değil, ilaçlarla yaşamı uzatmak veya yaşam kalitesini düzeltmeye çalışmaktır. Hastalık memede başlayıp, daha sonra en çok akciğer, kemik ve karaciğere yayılmaktadır. Diğer organlara da yayılma olasılığı vardır. Günümüzde her meme kanseri vakasında kadının memesi alınmamaktadır. Muayenede ele kitle gelmiyorsa, hastalık mamografide yakalandıysa yüzde 70 olguda hastaların memesini almamız gerekmemektedir. Yine elle saptanan vakaların da yarısına yakınının memesi alınmamaktadır.”

Meme kanserinin erken teşhisinde, hastanın kendi kendini muayene edebilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Prof. Dr. Saydam, her ay en az 1 kez düzenli olarak bunun yapılmasını tavsiye etti. Prof. Dr. Saydam, “Meme muayenesi için en uygun zaman, adet görme periyodunun ortası olan günlerdir. Eğer kadın adet görmüyorsa, elle muayene herhangi bir gün yapılabilir” dedi.
  yorumlar

yorum yapılmamış

  yorum yap

 yorum yapmak için üye olmalısınız

  okunma sayısı: 2609
  puan: 5
    puan ver

  YARARLI ETİKETLER
Psikoloji - Kişisel Gelişim - NLP - Psikoloji Sorunları - Sosyal Fobi - Psikoterapi
Bağımlılık - Depresyon - Danışmanlık - Grup Terapisi - Cinsellik - Eğitimler
NLP - Sosyal Fobi - Psikoloji Sorunları - Kişisel Gelişim - Psikoterapi - Psikoloji
Cinsellik - Danışmanlık - Eğitimler - Depresyon - Bağımlılık - Grup Terapisi
Kişisel Gelişim - NLP - Psikoterapi - Psikoloji - Sosyal Fobi - Psikoloji Sorunları
  Güncel Makaleler
  YAZARLARIMIZ
Ayşe Esendal
Dünyanın Yüzü
Melike Katmer
İnsan
Orhan Müftüoglu
İster Halde İstememeyi İsteyebilseydin…
Kamer Gündüz
O Kimse Büyük Bir Yanılgı İçindedir…
Zeliha İnat
Yönüm Sendin!
Talin Taşçıoğulların
Söylenecek Söz
Ahmet Çelik
Yaşam Tarzı
Ayhan ACAR
Sen, Bende Güzeldin
Seyda Küçükel
Sorumluluğun Gücü
Aynur Birkan
Hazır Olmak, Gerekir…
Erdem Özbay
Oku!
Burcu Kaplan
…Diyor ki
Yeni Sayfa 1
  © donusumkonagi.net  Psikoloji Portalı
  Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi
son aramalar son sözlük aramalar site haritası