Yeni Sayfa 1

    Anasayfa     Hakkımızda     Danışmanlıklarımız     Eğitimlerimiz     Psiko Forum     Franchising     Bize Ulaşın

 
 

Anasayfam Yap

Favorilerinize Ekleyin

üye girişi

kullanıcı adı:

şifre:

  // üye ol
  // şifremi unuttum
 

Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.

 
 PSİKOLOJİK SORUNLAR
  Alzheimer
  Anksiyete - Kaygı
  Bağımlılık
  Cinsel Problemler
  Çocuk Problemleri
  Delüzyon
  Depresyon
  Dissosiyatif Bozukluk
  Epilepsi
  Ergenlik Sorunları
  Etnosantrizm
  Flört Problemleri
  Fobiler
  Gebelik Problemleri
  Halüsinasyon
  Hiper - Aktivite
  Histerik Bulaşma
  İntihar
  Kilo Sorunları
  Kişilik Bozuklukları
  Kleptomani
  Kompleksler
  Konuşma Bozukluğu
  Laktasyon Psikozu
  Manik - Depresif
  Megalomani
  Narsisizm
  Nevroz
  Obsesif - Kompulsif
  Otizm
  Panik Atak
  Parkinson
  Pasif - Agresif
  Psikoz
  Sado - Mazoşizm
  Saldırganlık
  Somatizasyon
  Sosyal Fobi
  Şizofreni
  Tikler
  Travma
  Utanma Duygusu
  Uyku Bozuklukları
  Yalnızlık
  Yeme Bozuklukları
 PSİKO - KEYF
  Buluşun Öncüleri
  Başarı Hikayeleri
  Seçkin Öyküler
  Kaliteli Sözler
  Tebessüm
  Paradokslar
  İlginç Bilgiler
  Hazır Cevaplar
  Psiko - Kitaplık
 DEĞİŞİM YÖNTEMLERİ
  Akupuntur
  Altı Sigma
  Bilişsel Terapi
  Davranışsal Terapi
  Çoklu Zeka
  Duygusal Zeka
  EFT
  Elektroşok
  EMDR
  Feng Shui
  Gestalt Terapi
  Grup Terapisi
  Hafıza Eğitimi
  Hipnoz
  Hızlı Okuma
  IQ
  İnnovasyon
  Kaizen
  Kişisel Gelişim
  Kognitif Terapi
  Kuantum
  Meditasyon
  Neuro Psikoloji
  New NLP
  NLP
  Parapsikoloji
  Parapsikoloji
  Psiko - Dinamik
  Psiko - Drama
  Reiki
  Ruhsal Zeka
  Vizyon Terapi
  Yaşam Koçluğu
  Yoga
 PSİKO - KÜLTÜR
  Psikoloji Nedir?
  Psikoloji Tarihi
  Psikoterapi Nedir?
  Psikiyatri İlaçları
  Psiko Biyografi
  Psikoloji Ekolleri
  Psikolojinin Alt Dalları
  Psikoloji Etiği
  Araştırma Yöntemleri
  Savunma Mekanizması

İSTATİSTİKLER

Sitemizde;
6458 makale
536 haber
17700 üye
12 yazar
6 uzman
bulunmaktadır.

 Mutlu JACK! 

 Ahmet Çelik

 epistomosol@gmail.com

Hey jack! Dedi Linda;
Bak bugün hava çok rüzgârlı olmasına rağmen,
Yuvamıza toz ve soğuk giremiyor, ne harikulade, değil mi?
Jack de, bundan iyisi olamazdı, iyiki bu pencerelere cam icat ettim, dedi.
Tamamen düşündüğümüz gibi, hem dışarıyı görüyor hemde evin içinde paltolarımızla oturmuyoruz.
Bunun üzerine Linda; evet kış ayları bizi ürkütmeyecek, dedi.

Ancak daha sonraları evin içinde gömlekle oturmakta Jack’e yetmedi
Odalarına birde soba ilave etmeyi başardı.
Hem yemeklerini pişiriyor hemde ısınabiliyorlardı. Son derece mutluydular.
Bir süre sonra etraftaki insanlar da bunları takip etmeye başladılar.
Aslında bundan daha fazla ne istenirdi ki hayattan.
Ancak ziyaret ve ulaşımları at sırtında devam etmekteydi bundan dolayı yoruluyorlardı.
Jack bunu çözmeliydi,
Çözdü de;
Atların arkasına arabalar inşa etmekte gecikmedi.
Akrabalarıyla olan ziyaretleri artık daha konforlu haldeydi.
Yollar uzak gelmiyor ve ilişkiler inanılmaz boyutlarda gelişiyordu.
Belli belirsiz zamanlarda ki karşılıklı ziyaretler sıklaşmaya başlamıştı.

Jack bir gün baktı ki, yol dedikleri şeyler dar patikalardan ibaretmiş.
Onları genişletip daha hızlı gitmeliydi, aynen öyle de yaptı.
Daha sonra birileri çıktı ve “bu arabaları atlar çekmemeli sorun oluyor” dedi.
Jack dururmu; durmadı.
Derhal arabaların arkasına benzinli motoru icat etti.
Önlerinde asla bir engel kalmıyor ve endüstrileri hızla gelişiyordu.
Tabii cüzdanları da.
Ancak Jack’e karadan gitmek sıkıcı gelmeye başladı; o havadanda gitmeliydi!
Gitti de.
Jack ve Linda torunlarıyla havadan dahada uzaklara gidebilmeyi başardılar.
Hayat çok konforlu ve daha az uğraş ister hale gelmişti.
Ancak bir süre sonra Jack içinde sıkıntılar hissetmeye başladı,
Lindayla da sürekli olarak tartışıyordu. Her şey iyiydi ama garip bir boşluk vardı kafasında.
Çözmeye gayret etti fakat fazla anlamlandıramadı bu durumu ve vazgeçti.
Ancak olsun kafasına dikip rahatlayacağı bir şişesi ve bolca zamanı vardı.
Eğer o da yetmezse hapları vardı Jack’in, onu mışıl mışıl uyutan.
Her defasında mutlu olabilmeyi bir sonraki keşif ve eylemde aramaya başladı.
Tabii onuda buldular, ancak biraz başları ağrımaya başlamıştı Jack ve Lindanın.
Seyahatleri yordu onları, dostlarıyla evden dışarı çıkmadan sohbet edebilmeliydiler.
Ve bunun da bir yolu olmalıydı.
Hiçbir engel tanımıyordu ve bunuda halletmeliydi.
Etti de, telefonu buldu, ahizeyle konuşup mutlu olmayı başardı!
Artık dost ve akrabalara gitmek gerekmeyecekti. Ne gereği vardı ki.
Ancak bedelinin farkında değildi, aslında bir plastik parçasıyla dertleşiyor, mutlu olmaya gayret ediyordu.

Ve bir süre sonra hızla şişmanlamaya başladılar. Hayat birtakım mesajlar veriyordu aslında.
Şişmanladıkça da birbirlerine olan ziyaretler yerine hastanelerde vakit geçirmeye başladılar.
Hızla yalnızlaşıyorlardı, en önemli dostları sağlıkçılardan oluşuyordu.
Ama olsun her geçen gün icat ettiği şeyler onları çok mutlu ediyordu,
Çok mutlulardı çook.
Artık evde oturmaktan yağlanan kalplerinin tedavisini de keşf etmişlerdi.
Birbirlerinin kalplerini kullanıyorlardı.
Her ölenin kalp ve diğer organlarıyla hayat bulmayı ümit eder haldeydiler.
Şekeri de bolca yiyebilirlerdi çünkü ensülin diye birşey vardı Jack’in yaşamında.
Mide ve beyin problemlerini de çözmüştü.
Ama o mini minnacık cep telefonundan da biraz uzak durması gerekecekti.
Yani önce problemi icat edip sonra da çözümü buluyordu!
Biraz kararsızdı, ama olsun Jack ve Linda çok eğleniyorlardı.

Ancak onlar bişeylerin farkındaydılar ama fazla tanımlayamıyorlardı.
Enteresan bir şekilde bugüne kadar icat ettikleri çoğu şeyin,
Aslında onlara nasıl fenalık verdiğini çoğu zaman fark edemediler.
Yaşamımızdaki materyaller arttıkça mutluluğumuzun nasıl azaldığını bizde fark edemedik.
Büyük ve ferah evlerde çocuklarımızla ayrı odalarda oturuyor olduğumuzu da fark edemedik.
Sanki ailece bir hotelde yaşıyor ve odalarını tek tek paylaşır haldeyiz
Bu nimetlerin çoğalmasıyla belliki daha lüks yaşayabiliyoruz.
Ancak iç dünyamızdaki zenginliği nasıl fakirleştirdiğini belki de halen göremedik.
Bugün anlıyoruz ki 1960’ larda bir radyo piyesi dinlemenin mutluluğunu,
200 kanallı TV’ler verememekte. Belki de 400 kanala ihtiyacımız vardır, ne dersiniz?

Evet, Jack bugün mutlu, bizlerde mutluyuz,
Sanırım bir süre sonra bunlar da yetmeyecek.
Kim bilir ileriki yıllarda bizleri daha ne kadar garip! mutluluklar bekliyor olacak.
Sağlıcakla ve mutlulukla kalın efendim.


Ahmet Çelik
Dönüşüm Konağı

Eklenme Tarihi: 11.10.2008
Okunma Sayısı: 550
Puan Ortalaması: 4
 

puan
ver

1 2 3 4 5

 

 
  yorumlar
cernamali 02.11.2008 22:07:07 tarihinde yorumlamış
JACKTA FARKINDA OLMADAN RAHATLIĞIN ONA VERECEĞİ ZARARLARIN FARKINDA DEĞİLMİŞ BİZLERDE ONLARI MODELLEYEREK DEVAM EDİYORUZ TEŞEKÜR EDERİZ COK ANLAMLI BİR KONU BAŞARILAR AHMET ABİ
meralet 15.10.2008 12:46:00 tarihinde yorumlamış
Mesaj bu kadar iyi verilebilirdi Sağ tarafından yazman da çok hoşuma gitti Tebrikler
yosun 11.10.2008 20:30:00 tarihinde yorumlamış
yazınızın başlarında ay bende bir tane jack istiyorum diye geçirdim içimden ama sonlara doğru aklım başıma geldi ne kadar güzel anlatmışsınız aslında teknoloji hayatımıza girdikçe birbirimizden ne kadar kopuk ve ayrı yaşamaya başladığımızı ellerinize sağlık ahmet bey
  yorum yap

 yorum yapmak için üye olmalısınız

 yazarın tüm yazıları
 - Yaşam Tarzı
 - Rızık
 - Oyundaki Düşman
 - Utanabilmek
 - Hamdi
 - Ruhu Vardı
 - Linda’ nın Entarisi
 - Huzur İnsanda
 - Hızlı JACK
 - Mutlu JACK!
 - İllüzyon
 - Kalp Gözü
 - Herşey Onu Hatırlatıyor
 - Spor ve Sporcu Kimliği
 - Spor ve Sporcu Kimliği
  YAZARLARIMIZ
Ayşe Esendal
Dünyanın Yüzü
Melike Katmer
İnsan
Orhan Müftüoglu
İster Halde İstememeyi İsteyebilseydin…
Kamer Gündüz
O Kimse Büyük Bir Yanılgı İçindedir…
Zeliha İnat
Yönüm Sendin!
Talin Taşçıoğulların
Söylenecek Söz
Ahmet Çelik
Yaşam Tarzı
Ayhan ACAR
Sen, Bende Güzeldin
Seyda Küçükel
Sorumluluğun Gücü
Aynur Birkan
Hazır Olmak, Gerekir…
Erdem Özbay
Oku!
Burcu Kaplan
…Diyor ki
Yeni Sayfa 1
  © donusumkonagi.net  Psikoloji Portalı
  Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi
son aramalar son sözlük aramalar site haritası