Yeni Sayfa 1

    Anasayfa     Hakkımızda     Danışmanlıklarımız     Eğitimlerimiz     Psiko Forum     Franchising     Bize Ulaşın

 
 

Anasayfam Yap

Favorilerinize Ekleyin

üye girişi

kullanıcı adı:

şifre:

  // üye ol
  // şifremi unuttum
 

Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.

 
 PSİKOLOJİK SORUNLAR
  Alzheimer
  Anksiyete - Kaygı
  Bağımlılık
  Cinsel Problemler
  Çocuk Problemleri
  Delüzyon
  Depresyon
  Dissosiyatif Bozukluk
  Epilepsi
  Ergenlik Sorunları
  Etnosantrizm
  Flört Problemleri
  Fobiler
  Gebelik Problemleri
  Halüsinasyon
  Hiper - Aktivite
  Histerik Bulaşma
  İntihar
  Kilo Sorunları
  Kişilik Bozuklukları
  Kleptomani
  Kompleksler
  Konuşma Bozukluğu
  Laktasyon Psikozu
  Manik - Depresif
  Megalomani
  Narsisizm
  Nevroz
  Obsesif - Kompulsif
  Otizm
  Panik Atak
  Parkinson
  Pasif - Agresif
  Psikoz
  Sado - Mazoşizm
  Saldırganlık
  Somatizasyon
  Sosyal Fobi
  Şizofreni
  Tikler
  Travma
  Utanma Duygusu
  Uyku Bozuklukları
  Yalnızlık
  Yeme Bozuklukları
 PSİKO - KEYF
  Buluşun Öncüleri
  Başarı Hikayeleri
  Seçkin Öyküler
  Kaliteli Sözler
  Tebessüm
  Paradokslar
  İlginç Bilgiler
  Hazır Cevaplar
  Psiko - Kitaplık
 DEĞİŞİM YÖNTEMLERİ
  Akupuntur
  Altı Sigma
  Bilişsel Terapi
  Davranışsal Terapi
  Çoklu Zeka
  Duygusal Zeka
  EFT
  Elektroşok
  EMDR
  Feng Shui
  Gestalt Terapi
  Grup Terapisi
  Hafıza Eğitimi
  Hipnoz
  Hızlı Okuma
  IQ
  İnnovasyon
  Kaizen
  Kişisel Gelişim
  Kognitif Terapi
  Kuantum
  Meditasyon
  Neuro Psikoloji
  New NLP
  NLP
  Parapsikoloji
  Parapsikoloji
  Psiko - Dinamik
  Psiko - Drama
  Reiki
  Ruhsal Zeka
  Vizyon Terapi
  Yaşam Koçluğu
  Yoga
 PSİKO - KÜLTÜR
  Psikoloji Nedir?
  Psikoloji Tarihi
  Psikoterapi Nedir?
  Psikiyatri İlaçları
  Psiko Biyografi
  Psikoloji Ekolleri
  Psikolojinin Alt Dalları
  Psikoloji Etiği
  Araştırma Yöntemleri
  Savunma Mekanizması

İSTATİSTİKLER

Sitemizde;
6458 makale
544 haber
17888 üye
8 yazar
6 uzman
bulunmaktadır.

 Oyun: Hayata Hazırlık 

 Pelin Kuzugüdenli

 pelinkuzugudenli@donusumkonagi.net

0-6 yaş arası, çocukların zihinsel gelişimlerinin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemin verimli şekilde geçirilebilmesi için oyunun çok önemli, kritik bir rolü vardır.
 
Oyun; zevk alma, eğlenme amacıyla girişilen ve sonuçta tanımayı, keşfetmeyi, öğrenmeyi sağlayan etkinliklerdir. Çocuk, doğduğu andan itibaren oyun oynama yetisine sahiptir ve oyun oynamaktan büyük keyif alır.
 
Oyun, çocuğun dünyası ile gerçek dünya arasında bir köprü vazifesi görür. Çocuk, oyun yolu ile gelecekte edineceği rolleri deneyimleme fırsatı bulur.
 
Oyun, bir yandan çocuğun tüm alanlardaki gelişimine (zihinsel, fiziksel, sosyal-toplumsal gelişimi gibi) katkıda bulunurken; diğer yandan da eğitici bir değere sahiptir. Oyun, çocuğun algısını, dikkatini, el-göz koordinasyonunu, hafızasını, kavram becerilerini geliştirir. Oyun sayesinde çocuk, işbirliğini, paylaşmayı, rekabeti, kazanmayı, kaybetmeyi, toplumsal yaşamın kurallarını öğrenir.
 
Oyunun çocuk üzerinde olumlu terapötik etkileri vardır. Çocuk, günlük yaşantısını oyun ortamına taşıyarak örneğin oyuncak bebeğini kıskandığı kardeşinin yerine koyup, gerçekte kardeşine yapamadıklarını oyun ortamında yapma fırsatı elde eder. Bu yolla, iç dünyasında yaşadığı olumlu-olumsuz duyguları dışa vurur, birikmiş enerjisini boşaltır ve rahatlama olanağı bulur.
 
Hangi yaşlarda ne tür oyunlar ve oyuncaklar seçilmelidir?
İlk 3 ayda çocuğa en fazla keyif veren oyuncak konuşan, gülen, onu kucağında taşıyan insandır. Bu dönemde çocuğun görme yetisi henüz tam olarak gelişmemiştir. Ancak 20-30 cm.lik bir uzaklığı net olarak görür. Karşısına geçip bol bol konuşmak oldukça yararlıdır. Bununla birlikte parlak, hareket eden nesneler de ilgisini çeker. Görme mesafesinde, yatağının üzerine bu özellikte oyuncaklar asılabilir.
 
3. aydan itibaren çocuk hem başına hem de ellerine daha hakim hale gelir. Bu dönemde destekle oturtarak ya da yüz üstü yatırarak önüne çeşitli renk, şekil ve dokuları olan, ses çıkaran oyuncaklar koyulabilir. Yüz üstü yatırmak çocuğun başını dik tutabilmesi açısından da yararlıdır.
 
Oturmaya başladığı andan itibaren kullanılan mama sandalyesi, hem yemek saatlerinin keyifli geçmesini sağlar hem de çocuğun keyifle oyun oynayabilmesi için güvenli bir mekan işlevi görür.
 
Çocuklar kağıt yırtmaktan, basmalı, vurmalı oyuncaklardan, su- kum oyunlarından, toplardan büyük keyif alırlar. Hepsi oldukça faydalıdır ancak güvenliği açısından özellikle bazı oyunları sırasında yanında olmak gerekir. Çocuk daima keşfetmek ister. Kendi başına keşfedebileceği, gelişim düzeyine uygun, emniyetli oyuncaklar verilmelidir.
 
Taklide dayalı oyunlar (alkış, gel-gel, baş-baş gibi) çocuğun özellikle dil gelişimi açısından oldukça önemlidir. Hareket taklitleri zamanla ses taklitlerine dönüşür. Çocukla mümkün olduğunca çok bu tarz oyunlar oynanmalıdır.
 
Üst üstü, iç içe koyulabilen çeşitli renklerdeki halkalar, kutular ya da küpler gibi oyuncakların da çocuğun gelişimi için büyük önemi vardır.
 
Tekerlekli oyuncaklar, yürümek üzere olan çocuğun tutunarak hareket etmesini sağlar. Hem keyif verir, hem de yürüme isteğini, kas gücünü arttırır.
 
Ce-e, saklambaç gibi oyunlar da çocukların en çok sevdiği oyunlar arasındadır. Bu tarz oyunlar, kısa süreli ve oyun şeklindeki ayrılıkları temsil ederler. Çocuk saklanan, kaybolan ya da giden şeyin aslında yok olmadığını öğrenir. Nesne sürekliliğini kazanır.
 
Çocuğun gelişiminde kitapların da çok önemli yeri vardır. Çocukla birlikte resimli kitaplara bakılabilir. Kitaptaki olaylar basit, sade bir dille çocuğa anlatılabilir.
 
Çocuk, ilk önce “tek başına” oynar. Daha sonra “paralel oyun” dönemine girer. Bu dönemde yine bağımsız ama diğer arkadaşının varlığından da haberdar şekilde oynar. Bunu, birlikte oynadıkları “ işbirliği oyunu” takip eder.
 
3 yaşından itibaren, yarım günden başlayarak çocuğun anaokulu-yuvaya gönderilmesi ve bu şekilde okul çağına kadar süren bir “okul öncesi eğitim” programı, çocuğun sağlıklı gelişimi açısından oldukça önemlidir. Anaokulu ortamı, çocuğun hem akranları ile vakit geçirerek sosyalleşmesini hem de öğrenme isteğinin artmasını sağlar.
 
Çocuklarının sağlıklı gelişimlerine önem veren her anne-baba oyunun önemini bilmeli, özellikle okul öncesi dönemde çocuklarını yararlı oyunlara ve oyun ortamlarına teşvik etmelidir.
Eklenme Tarihi: 03.03.2008
Okunma Sayısı: 1603
Puan Ortalaması: 5
 

puan
ver

1 2 3 4 5

 

 
  yorumlar

yorum yapılmamış

  yorum yap

 yorum yapmak için üye olmalısınız

 yazarın tüm yazıları
 - Oyun: Hayata Hazırlık
 - Gelişim ve Zeka Testleri
 - Kardeş Kıskançlığı
 - Çalışan Anne ve Çocuğu
 - Disiplin Nedir? Ne Değildir?
 - Okul Korkusu
 - Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
 - Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri
 - Alt Islatma (Enüresis) Nedir?
 - Tik Bozuklukları
  YAZARLARIMIZ
Tevfik Ceritoğlu
Güzelliklere Doğmak
Orhan Müftüoglu
Hey Çırak, Adın Neydi Senin Bakayım…
Seyda Küçükel
Kendinden Öte
Ayşe Esendal
Kolay Kazanan, Kolay Kaybeder
Ahmet Çelik
Dinle, Anla, Konuş
Melike Katmer
Sessizliğin Gücü
Burcu Kaplan
Her Şey Yolunda Gibi…
Erdem Özbay
Çözüme Odaklanın, Probleme Değil
Yeni Sayfa 1
  © donusumkonagi.net  Psikoloji Portalı
  Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi
son aramalar son sözlük aramalar site haritası