Yeni Sayfa 1

    Anasayfa     Hakkımızda     Danışmanlıklarımız     Eğitimlerimiz     Psiko Forum     Franchising     Bize Ulaşın

 
 

Anasayfam Yap

Favorilerinize Ekleyin

üye girişi

kullanıcı adı:

şifre:

  // üye ol
  // şifremi unuttum
 

Kendi kusurlarını affetmeyen adamın bütün kusurları affedilebilir.

 
 PSİKOLOJİK SORUNLAR
  Alzheimer
  Anksiyete - Kaygı
  Bağımlılık
  Cinsel Problemler
  Çocuk Problemleri
  Delüzyon
  Depresyon
  Dissosiyatif Bozukluk
  Epilepsi
  Ergenlik Sorunları
  Etnosantrizm
  Flört Problemleri
  Fobiler
  Gebelik Problemleri
  Halüsinasyon
  Hiper - Aktivite
  Histerik Bulaşma
  İntihar
  Kilo Sorunları
  Kişilik Bozuklukları
  Kleptomani
  Kompleksler
  Konuşma Bozukluğu
  Laktasyon Psikozu
  Manik - Depresif
  Megalomani
  Narsisizm
  Nevroz
  Obsesif - Kompulsif
  Otizm
  Panik Atak
  Parkinson
  Pasif - Agresif
  Psikoz
  Sado - Mazoşizm
  Saldırganlık
  Somatizasyon
  Sosyal Fobi
  Şizofreni
  Tikler
  Travma
  Utanma Duygusu
  Uyku Bozuklukları
  Yalnızlık
  Yeme Bozuklukları
 PSİKO - KEYF
  Buluşun Öncüleri
  Başarı Hikayeleri
  Seçkin Öyküler
  Kaliteli Sözler
  Tebessüm
  Paradokslar
  İlginç Bilgiler
  Hazır Cevaplar
  Psiko - Kitaplık
 DEĞİŞİM YÖNTEMLERİ
  Akupuntur
  Altı Sigma
  Bilişsel Terapi
  Davranışsal Terapi
  Çoklu Zeka
  Duygusal Zeka
  EFT
  Elektroşok
  EMDR
  Feng Shui
  Gestalt Terapi
  Grup Terapisi
  Hafıza Eğitimi
  Hipnoz
  Hızlı Okuma
  IQ
  İnnovasyon
  Kaizen
  Kişisel Gelişim
  Kognitif Terapi
  Kuantum
  Meditasyon
  Neuro Psikoloji
  New NLP
  NLP
  Parapsikoloji
  Parapsikoloji
  Psiko - Dinamik
  Psiko - Drama
  Reiki
  Ruhsal Zeka
  Vizyon Terapi
  Yaşam Koçluğu
  Yoga
 PSİKO - KÜLTÜR
  Psikoloji Nedir?
  Psikoloji Tarihi
  Psikoterapi Nedir?
  Psikiyatri İlaçları
  Psiko Biyografi
  Psikoloji Ekolleri
  Psikolojinin Alt Dalları
  Psikoloji Etiği
  Araştırma Yöntemleri
  Savunma Mekanizması

İSTATİSTİKLER

Sitemizde;
6458 makale
544 haber
17888 üye
8 yazar
6 uzman
bulunmaktadır.

 Ama Elimde Değil Kıskanıyorum! 

 Ayşe Esendal

 aesendal@yahoo.com

Güveler elbiseleri nasıl kemirirse ,kıskançlıkta İnsanı öyle kemirir. (St.Chrys Ostom)


Kıskançlık, insanların en çok utandığı, gizlediği ya da gizlemeye çalıştığı duygulardan biridir,çünkü şiddeti ve yıkıcı fantezileri beraberinde getirir.Hangimiz kolay, kolay kıskanç olduğunu itiraf eder? Bazıları doğuştan kıskanç oldukları halde bunu gizlerler,sahip oldukları bu duygunun gizlenmesi ya da gizlenmeye çalışılması, insanlarda gerilim oluşmasına neden olur çünkü bu ilkel ve eğitilmesi gereken bir duygudur.Bastırıldığı zaman şüphe,aşağılık yada üstünlük kompleksi,dengesizlik, ilerlediğinde ise paranoya sözel yada fiziksel şiddete neden olabilir.
      Kıskançlığı yapıcı ve yıkıcı olarak ikiye ayırabiliriz,
Yapıcı kıskançlıkta kişi, birinin güzel bir özelliği ile karşılaşıldığında, bundan dolayı içinde bir kıskançlık duygusu(haset)duymaz ,”onda olanın bendede olabilmesi için neler yapmalıyım, kendimi nasıl geliştirmeliyim” diye düşünür. Üniversite yıllarımda   televizyonda konusunda tek olan bir ustanın   Osmanlı koleksiyon bebekleri yaptığını gördüğümde  kıskanarak ve hayran kalarak izlediğimi hatırlıyorum. Güzel sanatlara olan merakımdan dolayı derhal araştırmaya başlamış ve sonunda bu sanatın esas ustasına ulaşarak  çalıştığı yere gitmiştim.Orayı ararken sorduğum birkaç kişi ,boşuna gitme ders vermez çok terstir senide kovabilir demişti.Buna rağmen çekine, çekine onun yanına girmiş ve biraz etrafa baktıktan sonra ben ders almak istiyorum deme cesaretini bulmuştum.Beni şöyle bir süzdükten ve ters, ters baktıktan sonra iyi cumartesi gel bakalım demişti.havanın çok karlı olmasına rağmen ben o cumartesi oraya gitmiş ve dünyaca ünlü olan bu ustayı şaşırtmıştım.Sonunda 2 sene yılmadan ders almış ve en çok istediğim şeylerden biri olan Osmanlı bebeklerini yapmayı öğrenmiş ve bu sanatı bilen 5-6 kişiden biri olmayı başarmıştım.


 Yıkıcı kıskançlıkta ise kişinin ,başkasında gördüğü  ve imrendiği şeyden bahsedildiğinde  öfkelendiğini görürsünüz..Bunun altına onda var neden bende yok,o zaman ondada olmasın yatmaktadır.Akrabalık arası ilişkilere genellikle rastlanan mal mülk kıskançlığı özü budur.Böyle haset duygusu içinde olmak yerine,kişilerin o,bu noktaya gelmek için neler yaptı,ben neler yaparsam böyle başarılı olabilirim diye düşünerek ,olumsuz olan bu duyguyu olumlu hale çevirmesi olasıdır.


Konu ilişkiler olunca bir düşünür kıskançlık için aşkın olağan üstü sancılarından biridir demiştir. Kıskanç insan bir zamanlar kendisini sevmiş olan kişiyi sevendir.Bu partnerinin ne yaşadığını,ne hissedip, etmediğini hayal eder.Diğerinin sevgisinden şüphe eder ,kuşkuları ve kurguları ile ilişkiyi mahveder.Bazı terapilerin sonucunda, kıskanç kişilerin partnerlerine duydukları arzu ve sevgiden ziyade ilişkiyi kontrol etme isteklerinin ağırlık bastığı görülmüştür .Sağlıklı bir ilişki bağımlı değil ,karşılıklı bağlılığa, saygıya sevgiye,dostluğa,güvene,cinsel paylaşıma  dayanan bir ilişkidir ve iki taraftan beslenir ,tek taraflı değildir.
   Bir arkadaşım gittiği bir partide eski Sevgilisinin de geleceğini  ve eşinin bundan rahatsız olacağını düşünerek endişe etmiş, bunu eşine söyleyerek rahatsız olup olmayacağını ,eğer problem olacaksa kalkabileceklerini belirtmiş.Eşinin bu olayı anlayışla karşıladığını ve bundan dolayı nasıl mutlu olduğunu anlatıyordu.Bu bağlamda kıskançlık özsaygımızın özgüvenimizin ve ilişkimizin sağlığını test eden bir duygu olarak karşımıza çıkmaktadır.Kıskançlığın altında reddedilme yada kaybetme korkusu vardır ve şu emirler yatar “beni terk edemezsin”, “Bütün sevgini istiyorum”, “yalnızca beni sev” , “benim için herkesten vaz geç”, “benim olduğum gibi ol”
   Partnerin kıskanılması ,
1-partnerin aradaki güven ilişkisini zedeleyici bir şey yapmasına ,yada
2-Hiçbir şey yapmamasına rağmen onu kaybetme korkusuna dayalı olarak ortaya çıkar
Eğer kişi güveninizi sarsacak bir şey yapmışsa bütün kötü duyguların hepsini hissetmek gayet doğaldır ,bağırıp çağırmak çözüm değildir ve sonunda ilişkiyi tamamen tüketir,
Ancak  kıskançlık duygusunu bastırıp affedeni oynamak bence daha tehlikelidir,çünkü kendi öz saygınızın ve benliğinizin yitirilmesine neden olur.Kendinize sorun ,aldatılan olmayı kabul ettiğiniz için kendinizi nasıl affedeceksiniz?.Adım adım depresyona girmek işte böyle başlar.Tepkisiz kalma sonucu partner eski alışkanlıklarını sürdürür ve siz uzakta ,işi bitince ayakların silindiği bir paspas gibi durursunuz.Her iki durumda da ister affedilsin, ister edilmesin insanlar birbirinden uzaklaşır.Yapılması gereken ilişkinin ciddi bir biçimde gözden geçirilmesidir.Neden bu ilişkiyi devam ettirdiğini sorgulamak ilk başlangıç olabilir,sevgiden mi?statüden mi?seks ve eğlence için mi?Ekonomik nedenlerden mi?
   Eğer çıkar ilişkisine dayalı bir beraberlikse bu her zaman aldatma ve aldatılmaya mahkumdur,çünkü burada gerçek sevgiden bahsedilemez,bu durumda da taraflar fırsatını buldukları anda yeni ilişkiler deneyebilirler.Kıskanmak ve bu duygu içinde kavrulmaktansa ilişkiyi bitirmek ,hatalarımızı gözden geçirmek ve yeni ilişkimizde bunları tekrarlamamak en iyi çözümdür.
   Kıskançlık ,geleceği geçmişte korumak ,şimdiyi de sonsuza kadar hareketsiz tutmak istemektir.


Haset başkalarının balını kendisine zehir etmektir. (Cenap Şahabettin)


Ayşe Esendal
Dönüşüm Konağı


 

Eklenme Tarihi: 02.03.2008
Okunma Sayısı: 4552
Puan Ortalaması: 4
 

puan
ver

1 2 3 4 5

 

 
  yorumlar
anastasya 14.03.2008 15:30:39 tarihinde yorumlamış
teşekkür ederim.yararlandım. eskiden daha kıskançtım ama artık değil. maddi şeyler hiç ilgimi çekmedi kıskanmadım ama eşimi çok kıskanmış ve hayatımı zindana çevirmiştim. bence gerçekten sevgide böyle gereksiz kıskançlığa yer yok çünkü güven var.
  yorum yap

 yorum yapmak için üye olmalısınız

 yazarın tüm yazıları
 - Kolay Kazanan, Kolay Kaybeder
 - Dünyanın Yüzü
 - İçinize Dönün
 - Şükür
 - En İyisini İstemek
 - Sen Hangi Maskeyi Takıyorsun?
 - Bencil Bir İnsanın Hayatı
 - Sonuçlar mı Yoksa Sebepler mi?
 - Sonuçlar mı Yoksa Sebepler mi?
 - Evrene Yollanan Enerji
 - Kendimi Nasıl Mutsuz Edebilirim?
 - Sinirliyim, Dokunmayın!
 - Karşılığını Beklemek
 - Sen Yanlışsın, Ben Haklıyım
 - Sen Hiç Hata Yapmazmısın?
 - Başarmak Güzeldir
 - Hayatınızı Korkularınız Mı Yönetiyor?
 - Kendiniz Olma Cesaretine Sahip misiniz?
 - Siz de Hayır Diyemeyenlerden Misiniz?
 - Tüketiyoruz
 - Seni Durduran Ne?
 - İkilem
 - Her Şeye Rağmen
 - Affedebilmek Özğürlüğe Açılan Bir Penceredir
 - Mutsuz Ruhlar
 - Asıl Benliği Ortaya Koyabilmek!
 - Tersten Yaşanan Hayatlar
 - Söz Vermiştin Bana...
 - Ama Elimde Değil Kıskanıyorum!
 - Anlamak İçin Dinlemek
 - Aşkın Kördüğümleri
 - Kendinizi Ne Kadar İyi Tanıyorsunuz?
 - İyiyken Bitirmemek
 - Özür Dilemek , Ama Geç Olmadan
 - İlişkilerimiz, Yanlışlarımız ve Biz
 - Sizinki Ne? Özgüven mi? Kibir mi?
 - Hangi Durumlarda Objektif Olamayız?
 - Kelimelerin Sessizliği Öfkemizi Uyandırdığında
 - Hayallerini Yaşamaktan Korkma, Yarın Geç Olabilir
 - Daha İyi Bir Hayat İçin Değişmek
  YAZARLARIMIZ
Tevfik Ceritoğlu
Güzelliklere Doğmak
Orhan Müftüoglu
Hey Çırak, Adın Neydi Senin Bakayım…
Seyda Küçükel
Kendinden Öte
Ayşe Esendal
Kolay Kazanan, Kolay Kaybeder
Ahmet Çelik
Dinle, Anla, Konuş
Melike Katmer
Sessizliğin Gücü
Burcu Kaplan
Her Şey Yolunda Gibi…
Erdem Özbay
Çözüme Odaklanın, Probleme Değil
Yeni Sayfa 1
  © donusumkonagi.net  Psikoloji Portalı
  Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi
son aramalar son sözlük aramalar site haritası