pelinkuzugudenli@donusumkonagi.net |
|
|
Çocuğun sağlıklı gelişimi; sevgi, saygı, güven gibi temel ihtiyaçlarının anne-babası tarafından karşılandığı bir aile ortamında gerçekleşir.
Aile, bu bağlamda çocuğun kişiliğini biçimlendirir ve geleceğine yön verir.
Ebeveynlerin çocuk ile olduğu kadar birbirleriyle olan ilişkilerinin niteliği de çocuğun gelişimini etkiler.
Boşanma, hem anne-babanın hem de çocuğun yaşamında, aile birliğinin bozulması ile önemli değişimlere yol açan sarsıcı olaylardan biridir.
Boşanma ile yeni bir yaşam düzenine adım atmaya hazırlanan ebeveynlerin, bu zorlu dönemde yaşanan olaylardan çocuklarının en az düzeyde etkilenmesini sağlamak için dikkatli davranmalarını gereken bazı konular vardır.
Çocuklar yaşlarına, cinsiyetlerine, mizaç özelliklerine, boşanma sürecinde, öncesinde ve sonrasında yaşanan olaylara, anne-babanın yaklaşım tarzlarına, tutumlarına bağlı olarak boşanma olayından farklı düzeylerde etkilenirler.
Çocuklar, gelişim dönemlerine göre boşanma olayına ne tür tepkiler verir?
Erken çocukluk döneminde( 0-3 yaş) yaşanan boşanma olayı karşısında çocuk, uyku problemleri, öfke patlamaları, alt ıslatma, parmak emme ve aşırı bağlanma, ağlama gibi tepkiler gösterebilir.
Okul öncesi dönemde ( 3-6 yaş) çocuk, yaşanan olaylardan kendisini sorumlu hissedebilir ve suçluluk duyabilir, birlikte yaşadığı anne ya da babasına karşı öfkeli olabilir, uyku problemleri yaşayabilir.
Okul döneminde (6-11 yaş) çocuk, giden ebeveyninin artık onu istemediğini düşünebilir, birlikte yaşadığı anne ya da babasını boşanmadan sorumlu tutabilir ve ona karşı hırçınlaşabilir, sağlıklı arkadaş ilişkileri kuramayabilir, uyku düzeni bozulabilir.
Boşanma olayının çocuk üzerindeki olumsuz etkileri sadece o dönemle sınırlı kalmaz, dikkat edilmediği takdirde çocuğun gelişiminde ciddi problemlere yol açabilir ve uzun vadede kişiliğe yerleşen önemli sorunlara neden olabilir.
Boşanma sürecinde anne-babalar nelere dikkat etmelidir?
Boşanma kararını anne-baba birlikte çocuğa açıklamalıdır. Boşanmadan sonra yaşamlarında ne gibi değişikliklerin olacağı konusunda çocuk bilgilendirilmeli, belirsizliklerden mümkün olduğunca uzak tutulmalıdır.
Boşanma sonrasında ayrı yaşayacağı anne ya da babasını düzenli ve sürekli olarak görebileceği konusunda çocuğa güven verilmelidir.
Çocuk, anne-baba arasında yaşanan problemlerin, tartışmaların dışında tutulmalı; taraflardan birini seçmeye, tanıklık etmeye, yan tutmaya zorlanmamalıdır.
Boşanma ile birlikte ona karşı olan sevgilerinde hiçbir değişiklik olmayacağı açıkça ifade edilmelidir.
Anne- baba, çocuğun boşanma süreciyle ilgili tüm sorularını dürüstlükle cevaplamalı, bu durumdan kesinlikle onun sorumlu olmadığını anlatmalı ve duygularını açıkça ifade etmesi konusunda çocuğu cesaretlendirmelidir.
Boşanmanın hemen ardından ev ya da şehir değiştirme, yeni bir evlilik gibi önemli yaşam değişiklikleri ertelenmelidir.
Çocuğun yaşıtlarıyla vakit geçirmesi sağlanmalı, spor müzik gibi sosyal faaliyetlere katılımı desteklenmelidir.
Çocukların ebeveynlerini model aldıkları unutulmamalı, mümkün olduğunca kaygılı, gergin, mutsuz görünmekten kaçınılmalıdır.
Anne-baba, boşanmanın çocuk üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya çalışırken kendilerini, bu zorlu dönemde yaşadıklarını da göz ardı etmemeli; gerekirse profesyonel yardım almalıdır.
Pelin Kuzugüdenli
www.donusumkonagi.net
|