Yeni Sayfa 1

    Anasayfa     Hakkımızda     Danışmanlıklarımız     Eğitimlerimiz     Psiko Forum     Franchising     Bize Ulaşın

 
 

Anasayfam Yap

Favorilerinize Ekleyin

üye girişi

kullanıcı adı:

şifre:

  // üye ol
  // şifremi unuttum
 

Sevmek keman çalmak gibidir.Bilmeyen kötü sesler çıkarır.

 
 PSİKOLOJİK SORUNLAR
  Alzheimer
  Anksiyete - Kaygı
  Bağımlılık
  Cinsel Problemler
  Çocuk Problemleri
  Delüzyon
  Depresyon
  Dissosiyatif Bozukluk
  Epilepsi
  Ergenlik Sorunları
  Etnosantrizm
  Flört Problemleri
  Fobiler
  Gebelik Problemleri
  Halüsinasyon
  Hiper - Aktivite
  Histerik Bulaşma
  İntihar
  Kilo Sorunları
  Kişilik Bozuklukları
  Kleptomani
  Kompleksler
  Konuşma Bozukluğu
  Laktasyon Psikozu
  Manik - Depresif
  Megalomani
  Narsisizm
  Nevroz
  Obsesif - Kompulsif
  Otizm
  Panik Atak
  Parkinson
  Pasif - Agresif
  Psikoz
  Sado - Mazoşizm
  Saldırganlık
  Somatizasyon
  Sosyal Fobi
  Şizofreni
  Tikler
  Travma
  Utanma Duygusu
  Uyku Bozuklukları
  Yalnızlık
  Yeme Bozuklukları
 PSİKO - KEYF
  Buluşun Öncüleri
  Başarı Hikayeleri
  Seçkin Öyküler
  Kaliteli Sözler
  Tebessüm
  Paradokslar
  İlginç Bilgiler
  Hazır Cevaplar
  Psiko - Kitaplık
 DEĞİŞİM YÖNTEMLERİ
  Akupuntur
  Altı Sigma
  Bilişsel Terapi
  Davranışsal Terapi
  Çoklu Zeka
  Duygusal Zeka
  EFT
  Elektroşok
  EMDR
  Feng Shui
  Gestalt Terapi
  Grup Terapisi
  Hafıza Eğitimi
  Hipnoz
  Hızlı Okuma
  IQ
  İnnovasyon
  Kaizen
  Kişisel Gelişim
  Kognitif Terapi
  Kuantum
  Meditasyon
  Neuro Psikoloji
  New NLP
  NLP
  Parapsikoloji
  Parapsikoloji
  Psiko - Dinamik
  Psiko - Drama
  Reiki
  Ruhsal Zeka
  Vizyon Terapi
  Yaşam Koçluğu
  Yoga
 PSİKO - KÜLTÜR
  Psikoloji Nedir?
  Psikoloji Tarihi
  Psikoterapi Nedir?
  Psikiyatri İlaçları
  Psiko Biyografi
  Psikoloji Ekolleri
  Psikolojinin Alt Dalları
  Psikoloji Etiği
  Araştırma Yöntemleri
  Savunma Mekanizması

İSTATİSTİKLER

Sitemizde;
6458 makale
536 haber
17700 üye
12 yazar
6 uzman
bulunmaktadır.

 Aldatmak Hakkında Bilmediklerimiz, Merak Ettiklerimiz 

 Çisem İlhan

 cisemilhan@donusumkonagi.net

Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormuş.
Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız???
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise söyle olmuş:
İsveçli : Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus : Evi terk ederim.
Fransız : Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
İtalyan : Kadını vururum.
İspanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!


Aldatma belki de geçmişten günümüze ikili insan ilişkilerinin en önemli gündem maddesini oluşturmaktadır. Kimse bir ilişkiye aldatmak ya da aldatılmak için başlamaz fakat şu da bir gerçektir ki çoğu ilişki aldatma kavramının kötü etkisi altındadır. Özellikle basında birbirini aldatan ünlü eşlerin gündem maddelerini oluşturması, izlediğimiz sinema filmlerinden, okuduğumuz romanlara kadar yayılan aldatma teması kendi ikili ilişkilerimizi daha çok sorgular duruma getirmiştir bizi.

Duygusal ve Cinsel Aldatma

Aldatma konusunda bir çok bilimsel çalışma yapılmıştır, bu çalışmalara bakıldığında, çoğunda aldatmanın;
Duygusal aldatma ve Cinsel aldatma olarak 2’ye ayrıldığı görülmektedir.

Sürmekte olan bir ilişkisi varken bir başkasıyla cinsel ilişkiye girmek ‘cinsel aldatma’ olarak tanımlanırken, yine bir ilişki yaşarken bir başkasıyla duygusal bir yakınlık yaşamak, bir başkasına aşık olmak, bir başkasıyla özel paylaşımda bulunmak ise ‘duygusal aldatma’ olarak tanımlanmaktadır.
Ancak ‘Eşler arasında cinsel aldatma önemli değil, duygusal aldatma önemlidir’ diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü cinsel aldatma, eşler arasında duygusal bağların da zayıflamasına ya da kopmasına neden olacaktır. Eğer ki eşler evliyse ve çocukluysa bundan en çok çocuklar zarar görecektir.

Aldatmanın nedenleri neler olabilir? Eşler birbirini neden aldatma ihtiyacı duyarlar?

• İlk olarak çiftlerin birbirini suçlama eğiliminin akabinde aldatmayı doğurduğunu söyleyebiliriz. İlişkide beklenilen paylaşımın olmaması, ilginin azlığından şikayet edilmesi, eşe güven duyulmaması, birlikte bir gelecek görülmemesi gibi nedenler aldatmanın önemli nedenleri olarak görünmektedir.

• İkinci neden olarak “sosyal yapı”yı söyleyebiliriz. Ergenlikte az kadınla/erkekle birlikte olmuş olmak, evlenmeden önce doyuma ulaşmamış olmak, görücü usulü evlilik yapmış olmak, erken yaşta evlenmek ya da tutucu bir çevrede yetişmiş olmak, evlilik sonrası rahatlama nedeniyle kişide doyuma ulaşma isteğini körükleyebilir ve kişiyi eşini aldatmaya doğru sürüklenebilir.

• Üçüncü olarak “hayır diyememe”, kendine ya da karşısındakine “dur“ diyememe, Özellikle erkeklerin, eşlerini aldatmasının ardından kendilerini bu şekilde ifade ettikleri bir savunma biçimi olarak adlandırılabilir.

• Özellikle toplumumuzda evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmek istemeyen bayanlarla birlikte olan erkeklerin, cinsel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına başka kadınlarla birlikte olması da “cinsel aldatma” nedenlerinden biridir.

• Rutinden sıkılan, ilişkinin monotonlaştığını düşünen kişi de aldatma eğiliminde bulunabilir. Yenilik, eğlence ve heyecan arayışı kişiyi dışarıya yöneltebilir. Senelerdir süren ve aldatmayla sonuçlanan çoğu evliliğin aldatma nedeni budur.

• Konu aldatma nedenleri olursa intikam boyutunu da atlamamak gerekir. Özellikle bir tarafın diğerine kızgın olduğu durumlarda ya da aldatıldığını öğrenen tarafın altta kalmamak için gurur duygusuyla hareket ettiği durumlardır.

Aldatıldığımızı anlayabilir miyiz?

Eşimizin bize karşı olan ilgisi hissedilebilir derecede azaldığı zaman hemen ‘eşim artık benimle ilgilenmiyor, hayatında birisi var’ düşüncesine kapılırız ve bu düşünceye göre hareket ederiz. Kafamızda bir takım komplo teorileri üretir ve bir dedektif gibi bunların peşinden gideriz. Ancak bu son derece yanlıştır. Çünkü aldatma gibi ciddi bir konu ihtimaller üzerinden değerlendirilemez. Elimizde somut kanıtlar olmalıdır. Eğer ki somut deliller varsa soğukkanlı bir şekilde oturup düşünülmelidir. Aldatılan kişi mutlaka ki kendini haksızlığa uğramış hisseder ama karşı tarafı suçlarken biraz da kendi davranışlarını ölçüp tartmalıdır.

İlgi azalmasının yanı sıra kişi aldatılacağını ya da aldatıldığını mutlaka önceden sezer. Çünkü evlilikte sevgi önemli bir unsurdur ve eğer kişide aldatıldığına dair önemli somut belirtiler varsa kişi bunu öngörüp aldatılmasını engelleyebilir. Çünkü aldatılma, süreçlerden oluşur, genelde bir anda gerçekleşmez ve ne kadar erken fark edilirse yolun başından dönmek o kadar olasıdır. Ancak kişi, eşinin aldatma potansiyeli olan durumuna müdahale ederken dikkatli davranmalı, bir anlık sinirle ya da kıskançlıkla yaklaşmamalıdır. Eşinin, kendisini onun yerine koyarak düşünmesini sağlamalı, dolayısıyla ona empati kurdurmalıdır. Bu iletişimi sağlarken yargılayıcı, yadırgayıcı ya da eleştirisel cümlelerden kaçınmalı, kendi hislerini ön plana çıkaracak cümleler kurmalıdır.

Aldatmaya karşı neler yapmalıyız?

Sosyal ve kişisel nedenler aldatmanın temel taşlarını oluşturmaktadır. İlgi eksikliği yaşayan bir eş, ya da flört döneminde yaşadığı heyecanı evlilik sonrası eşinde göremeyen taraf soğuma eğiliminde olacaktır. Eğer bu soğuma eğilimi erkek tarafında olursa cinsel sadakatini korumada da zorlanabilir. Evde sürekli gerilime neden olan sorunların yaşanması, eşlerin ilişkileri ve varsa çocukları konusunda sürekli tartışması ya da kişilik çatışmaları erkeği evinden ve eşinden uzaklaştırır. Kadının, eşini kendisinden uzaklaştıracak bu tip durumların farkında olması gerekir. Bu açıdan kadının ev içindeki üstlendiği farklı roller çok önemlidir.

Eğer kadın, rollerinden birini fazla önemseyip eşine olan ilgisini gösteremezse bu durum erkeğin soğumasına ve ilgiyi dışarıda aramasına neden olur. Özellikle ilişkide çocuk olduktan sonra kadın, biyolojik özelliklerinin etkisiyle değişir ve neredeyse bütün dikkatini ve ilgisini çocuklar ve ev işleri üzerine yönlendirir. Dolayısıyla eşiyle eskisi gibi ilgilenemez.

Tabi ki bu saydığımız durumların hiçbirisi erkeği aldatma konusunda haklı göstermez. Bu durumlarda erkeğin yapması gereken şey, ilişkiyi baştan sona irdelemek, olması gerekenlerin ve olmayanların farkına varmak, sorunu çözmeye çalışmak, kendi yanlışlarını ve eşinin eksiklerini analiz etmek, bunların düzelmesini sağlayacak adımlar atmaktır. Ancak maalesef ki çoğu erkek eşiyle arasındaki ilişkiyi düzeltmek yerine eşini kendi haline bırakıp yeni arayışlara girme eğiliminde olmakta, eksilen duygularını aldatma yoluyla tamamlama davranışı göstermektedir. Bu durumda kadının anne ile eş rollerini düzeyli seviyede ayarlaması gerekmektedir.

Aldatılmanın Psikolojik Etkileri

Aldatıldığını düşünen taraf bu sorunu eşiyle paylaşabilir . 'Böyle hissediyorum, böyle bir sorun var mı' şeklinde konuşabilir. 'Evet' yanıtı alındığında yas süreci, sıkıntı, uykusuzluk, tedirginlik dönemi başlayabilir ki depresyonun en büyük nedenlerinden biri eş tarafından aldatılmaktır. Aldatılma sonrası depresyon yaşamayan çok az insan vardır. Aldatıldığını öğrenen insan kendini kızgın, değersiz, önemsiz, hiçbir şeye layık olmayan biri gibi hisseder. Hatta ve hatta bunun altında kalmayı kendine yediremez ve ‘sen beni aldattıysan ben de seni aldatırım’ gibi yanlış bir yola kapılır. Genellikle toplumumuzda kadınlar bu olayı bastırma ve sineye çekme davranışı gösterirler ancak erkeğin pişman olduğu durumlarda ilişkileri devam etse bile kendilerini bir daha eskisi gibi hissedemezler, hep eşleri tarafından beğenilmediklerini düşünürler ve diğer bayanlarla kendilerini kıyaslama yoluna giderler.

Öte yandan eşine karşı artık bir şey hissetmediğini, sevgisinin bittiğini söyleyen taraf ( toplumumuzda genellikle erkek tarafı ) bunu aldatma için bir zemin hazırlama olarak kullanır. Halbuki sevgi değişkendir ve güzel hisleri bir dönem hissetmemek, bir daha onları hiç hissetmeyeceği anlamına gelmez. Ancak şu söylenmelidir ki yaşamının olgun döneminde bile zevklerinin peşinden koşan insan aslında olgunlaşmamıştır ve hiçbir zaman mutlu olamaz. İnsanı gerçek mutluluğa ulaştıracak olan, somut kavramların yanı sıra soyut ideallere de ulaşmaktır. Böylece insan hata yapsa bile bundan pişmanlık duyar ve ilişkisini kurtarmak için kendini toparlar. Bu nedenle evlenecek kişilerin hayat felsefelerinin, kültürlerinin ve ideallerin birbiriyle örtüşmesi çok önemlidir.


Psikolog Çisem İlhan
www.donusumkonagi.net
Eklenme Tarihi: 01.08.2007
Okunma Sayısı: 8627
Puan Ortalaması: 4
 

puan
ver

1 2 3 4 5

 

 
  yorumlar
duygulu 05.07.2008 23:41:42 tarihinde yorumlamış
merhaba konuyu gerçekten çok güzel ele almışsınız.aldatmak ,aldatılmak gerçekten kabullenilmesi çok zor bir durum. iki durumda da özgüven eksikliği hissediyorsun bence.aldatıldığında önemsiz değersiz, aldatan kişide kararsız ne istediğini bilmeyen kendini tanımayan kendini arayan konumda buluyor kendini.tabi bu benim bakış açım sizce?
kanat_04 28.08.2007 19:18:26 tarihinde yorumlamış
evet ya öyleyse selen82 arkadaşımın dediği gibiyse, ya kadın dört dörtlükse hayatını eşine ve çocuğuna adadıysa en azından geçmişte güzelse , akıllıysa , duyarlı bir insansa ama buna rağmen sırf heyecan ve cinsellik uğruna gözünün içine baka baka eşi tarafından yalan söylenilip aldatılıyorve buna rağmen içine cam kırıkları dolmuş halde kocasını sevmeye devam ediyorsa..salaktır değil mi ?
alinur 28.08.2007 15:43:49 tarihinde yorumlamış
Bence Her kişi Ömür boyu:Hergün ve hep Kuru fasulye yese;Olurmu hiç.Elbette ki(kadın veya erkek)birgün yabancı birşeyi merak edecek.Amma bence önemli olan:Ne yaptığını bilmektir.Bir kere evlenmişsin bir daha Aşık olmak:Yok.Cünkü b,r ailenin dağılması en çok Çocukları etkiliyor, netcede Eh bazen Kaçamaklar(eğer doğru bir şekilde yapabilirseniz ne yaptığınızı ve nasıl yapacağınızı bilirseniz tabi ki) da aile bağlarını sağlamlaştırabilir.Kimbilir???Eh Alın size bir yorum daha.Beğenin veya Beğnmeyin.Gerçeklik payı vardır Mutlaka
selen82 18.08.2007 01:27:31 tarihinde yorumlamış
GERÇEKTEN TEBRİKLER ÇİSEM HANIM..O KADAR TÜRK TOPLUMUMUZDAKİ GERÇEĞİ ANLATMIŞSINIZKİ,,SİZE BİRŞEY SORUCAM YA KADIN DÖRT DÖRTLÜKSE EŞİYLE EVİYLE AİLESİYLE İLGİLİ VE SAYGILIYSA GÜZELSE,BAKIMLIYSA,BİR DEDİĞİNİ İKİ ETMİYOSA EŞİNİN VE BUNA RAHMEN ERKEK BİR ARAYIŞA ÇIKTIYSA ÜSTELİK CİNSELLİK İÇİN ALDATMA ARAYIŞINA KADIN BUNU ÖÜRENDİYSE NE YAPMALI SİZCE?
cile1 17.08.2007 16:06:05 tarihinde yorumlamış
altatılmak keisnlikle ayrılıkmı olmalı sizce bu psikliji nasıl atılabilir
melankoli 16.08.2007 10:09:41 tarihinde yorumlamış
Aldatılmanın Psikolojik Etkileri Pekiyi aldatmanın psikolojik etkileri nelerdir sizce?
kuzari 15.08.2007 17:05:23 tarihinde yorumlamış
peki erkeğini aldatan kadınsa erkek ne yapmalı hic sucu yoksa karısına değer veriyosa ve kadın aldatıyorsa ne yapılmalı hep kadınların aldatıldığından bahsediliyor teşekkürler
sosyomani 14.08.2007 18:58:45 tarihinde yorumlamış
değerli meslektaşım dergideki konuyla ilgili yazınızı da okudum. çok güzel. teşekkürler.
maksoy58 04.08.2007 13:14:02 tarihinde yorumlamış
zor bir konu elinize sağlık çisem hanım teşekkürler böyle önemli konuda bilgilendirdiğiniz için evli olmadığımdan bilmiyorum ama sanki toplumumuzda evlilik zedelendi fikirler değişti yine büyük kütle var koruyan ama yeni nesil tek eşlilik değilde mutlu olduğum kadar sürdürürüm diye bakıyor
  yorum yap

 yorum yapmak için üye olmalısınız

 yazarın tüm yazıları
 - Sosyal Fobiyi Yenmek Adına Alıştırma
 - Kral Ve Rüyası
 - Çocuk ve İnternet - Ebeveynler Dikkat!
 - "Çocuğum İnternet Aşığı!"
 - Nedenleri Ve Çözümleriyle Kekemelik
 - Çocuk Yetiştirmede Ebeveyn Çatışmaları, Olumsuz Tutumlar
 - Aldatmak Hakkında Bilmediklerimiz, Merak Ettiklerimiz
 - Vajj.. Vajinisss.. Vajinismus...!!
  YAZARLARIMIZ
Ayşe Esendal
Dünyanın Yüzü
Melike Katmer
İnsan
Orhan Müftüoglu
İster Halde İstememeyi İsteyebilseydin…
Kamer Gündüz
O Kimse Büyük Bir Yanılgı İçindedir…
Zeliha İnat
Yönüm Sendin!
Talin Taşçıoğulların
Söylenecek Söz
Ahmet Çelik
Yaşam Tarzı
Ayhan ACAR
Sen, Bende Güzeldin
Seyda Küçükel
Sorumluluğun Gücü
Aynur Birkan
Hazır Olmak, Gerekir…
Erdem Özbay
Oku!
Burcu Kaplan
…Diyor ki
Yeni Sayfa 1
  © donusumkonagi.net  Psikoloji Portalı
  Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi
son aramalar son sözlük aramalar site haritası