Kaptanın ustalığı deniz durgunken anlaşılmaz.
Ara

Eğitim Duyuruları

Bilinçsiz İlaç Tüketimi

Bilinçsiz İlaç Tüketimi

"Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen ,en mükemmel insandır."
EINSTEIN


1982 Dünya Kupası~nda favori gösterilmeyen İtalya buna rağmen tüm rakiplerini yenerek galibiyete erişti. Yarı finalde Brezilya?yı finalde de Almanya?yı yenerek şampiyon oldu. 1-2 sene sonra futbolculardan Terdelli açıklama yaparak, dünya kupası maçlarından önce milli takım doktorunun ve antrenörlerinin kutular dolusu ilaç ile gelerek bunları futbolculara içirdikleri, maç esnasında ve maçtan sonra futbolcuların ne yaşadıklarını hatırlamadığını anlatarak tüm dünyayı şaşırttı. Bu ilaçların performans artışı sağladığı; ancak beyin hücrelerinin ölümünden başlayan birçok yan etkisinin olduğu ortaya çıktı. Bu olay doping kontrolü başlangıcının en büyük sebebi oldu.
 
Eğer futbolcular bilinçli olsalardı sizce bu kadar yan etkisi olan ilaçları kullanır mıydı? Artık günümüzde pek çok sporcu antrenörlerinin verdiği ilacı kullanmamakta ya da çok iyi araştırma yapıp sonra kullanmaktalar.
 
Hiçbir şey yoktan var edilemeyeceği için, enerji sağlayan bu tip ilaçlarda kullanıldıktan sonra sizin birkaç gün halsiz enerjisiz kalmanızla başlayan birçok yan etkiye sahip olacaklardır. Kısa vadede başarı sağlıyor gibi görünmesine rağmen uzun vadede tam bir fiyasko ile sonlanacaktır.
 
Özellikle günümüzde çok rağbet gören cinsel performans arttırıcı ilaçlarda ise durum bundan farksız dır. İlaç bir hastalık olduğu zaman kullanılırsa vücuda yarar sağlar; sağlıklı iken kullanılan ilaç vücudun gereksinimi olmadığı için kendimizi ufak ve düzenli bir şekilde zehirlememize neden olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
 
Hepimiz zaman zaman hasta olup ilaç kullanmışız dır. İlaç kullanmaya, hangi ilacı ne süre ile kullanacağımıza neye göre karar vermekteyiz?
Çoğunlukla ilk başvurulan merci, kendilerince deneyimleri olan komşularımızdır. Bu komşular ki bir kısmı bir zamanlar hastanede çalışabilecek kadar bilgiye sahip olacaklarını savunan ve çevreleri tarafından da bir o kadar pohpohlanan kişilerdir.
Eczacı olduğum için ara ara çok garip olaylara rastlıyorum ve hayretler içinde kalıyorum. Benim kanaatim halkımızın hangi hastalıkta ne çeşit ilaç kullanacağı, nerelere danışıp bilgi alacağı konusunda acil olarak eğitilmeye ihtiyacı var.
 
"Komşularımız..." dedim, bir gün eczanedeyken yanıma bir hasta çekine çekine geldi (neden çekindiğini daha sonra anladım) ve yeni doğan bebeklerinin gözlerinin görmediğini fark ettiklerini, bunun için bir ilaç kullanıp kullanamayacaklarını sordu. Tabii ki ilk sorum "Doktora götürdünüz mü?" oldu; ardından rutin olarak ne tedavi verildiği, hangi ilaçları kullandıkları geldi. İşte o anda acı gerçekle karşılaştım. Çocuğun gözündeki enfeksiyon nedeni ile doktora götürüldüğü, ilaç tedavisine başlandığı, birkaç gün sonra gelen bir komşunun "Mikropları ancak bu kırar." tavsiyesi ile dört gün süre ile gözlerine tuz doldurulduğu ve bunun sonucunda da çocukta körlük meydana geldiği... Ne kadar üzücü bir durum.
 
Toplumun bir kısmının ise ilaçları nasıl kullanacağı konusunda bilinçsiz olması ayrı bir yara.
Çocuklarda kemik gelişimi için kullanılan ampul formundaki ilacı birkaç gün önce satın alan ve onu çocuğuna içiren bir baba yaklaşarak sordu:
- Eczacı hanım bu ilacı aldım, bana "Burasından kırın, ondan sonra içirin." dediniz. Kırdım camları da iyice ufaladıktan ve ezdikten sonra içirdim. Acaba diyorum, hazımda bir problem yaşatır mı bu camlar çocuğa? Merak ediyorum.
 
Gözlerimin ne kadar büyüyebileceğini işte o zaman fark ettim. Baba ampulü kırıp ilacı kaşığa dökeceği yerde ambalajı ile ezip içirmişti.
Bu örnekleri o kadar çoğaltıp yazabilirim ki sayfalar yetmez.
 
İlaçları çok gelişi güzel ve tavsiye üstüne, ihtiyaç olsun olmasın kullandığımızı fark edebiliyor musunuz?
- Bizim komşu var ya, olum bir ilaç kullanıyor saçları çıkmış!
- Yapma ya adı ne? Bende alayım.
- Ama senin saçın dökülmüyor ki!
- Olsun daha kuvvetlenir.
 
Bu ve buna benzer konuşmalara sıkça rastlamaktayız değil mi? İşte yanlış ilaç kullanımına basit bir örnek daha:
 
- Grip oldum doktora gittim bir ilaçlar verdi. Bizim Aysel de aynı hastalıktan olmuş, ona başka ilaçlar vermiş doktor...
- Eee
- Çok iyi gelmiş bende onunkilerden aldım şimdi onları kullanıyorum.
 
Aysel~in hastalığı acaba onunkinin aynısı mı? Nasıl oluyor da onu muayene eden doktora güvenmek yerine, arkadaş tavsiyesi ile ilaç değiştirebiliyor? Yine doktora gidip ilaçları alan ve yarısını kullanıp "Eeh, bu bana iyi gelmedi!" diyerek bırakan hastalara sıkça rastlamaktayız. Milli gelirin düşük olduğu ülkemizde, ilaçların pahalılığı göz önüne alınırsa birçok hastanın ilaç alamamaktan dolayı ne kadar mustarip bir durumda olduğunu görebiliyorsunuz değil mi? Benim tavsiyem; eğer sizin etrafınızda bu tip ilaç ziyanı yapanlar varsa onları hiç olmazsa sağlık ocaklarına yönlendirmenizdir... En azından ilaç alamayacak durumda olanlara bir yol açılacak ve tedavi imkanı sağlanmış olacaktır.
 
Ülkemiz antibiotik kullanımında oldukça üst sıralarda yer almaktadır. Bunun nedenleri arasında gerçekten antibiotik kullanılmasına gerek olmayan bir rahatsızlıkta bilinçsizce ilaca başlanması veya bir süre kullanılıp bırakılması sıkça görülmektedir. Her iki durumda da vücüt ilaca karşı bir bağışıklık (etkilenmeme) geliştirecektir. Bazı ilaçlarda ise birini kullandığımızda diğer benzer gruplara karşı vücüt çapraz bağışıklık meydana getirecek sonuçta birçok ilaç bize fayda sağlamaz, etkilemez duruma gelecektir.
 
Psikolojik ilaç kullanımda da bu ve buna benzer problemler yaşanmaktadır. Bazı ilaçların etkili hale geçebilmeleri için kanda belli bir konsantrasyona erişmeleri gerekmektedir. Ancak bu seviyeden sonra etkili hale gelebildiklerinden dolayı bir süre bekleme dönemi gerekmekte olup genelde bu süre 15 gün gibidir. Hastalar genelde zamana karşı sabırlı olmadıklarından dolayı bir an önce iyileşme beklemekte, sabırla beklemeleri gereken dönemin sonlarına doğru ilacı bırakmaktadırlar. Bu da ülkemizde psikolojik ilaç kullanımında bir patlama olduğunun basit; ama üzücü bir göstergesidir.
 
Yanlış inanışlardan biri de psikolojik ilaçların bağımlılık yaptığıdır. Evet, gerekli gereksiz kullanımın çok yanlış olduğunu yazımın başında belirtmiştim. Eğer tıbbi olarak acil ilaçla müdahale gerektirmeyen bir durumda psikolojik ilaçlara başlarsak (psikiyatrik danışma almaya gitmeden) bu bizim yararımıza değil, zararımıza olacaktır. Bir acıdan kaçmak için hemen ilaca sarılmak, yapabileceğimiz en büyük hatadır. Psikiyatri ilaçları özellikle tıbbi vakalar için olup gelişi güzel kullanılmaması gerekmektedir. İlaç kullanarak kendimizi uyuşturmak yerine, problemin çözümüne odaklanarak (uzmanlardan danışmanlık alarak) problemi halletme yoluna gitmeliyiz.
 
"Elmas yontulmadan, insan yanılmadan mükemmelleşemez."
ANONİM

 
Hiç kimse mükemmel değildir ve hepimizin ufak tefek hataları vardır. Önemli olan aynı hatayı tekrarlamamaktır. Bizlere düşen görev, kendimizi ve etrafımızı bilinçli ilaç kullanımında geliştirmek, milli servetimizin biraz da olsa kaybını engellemek olacaktır.

Okunma Sayısı: 1604  / Yorum Sayısı: 0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Üye olmak için tıklayınız...

Tüm Yazılar