Ev alacak;
İçi güzel olsun, sokağı nezih olsun, manzarası olsun veya güzel bir bahçesi, komşuları olsun, mermerleri kaliteli olsun, duvarları sağlam olsun, balkonu olsun, iyi güneş alsın, yazın serin kışın sıcak olsun, mutfağı geniş olsun, banyoları yeni ve modern olsun, geniş geniş olsun….
Araba alacak;
Tasarımı iyi olsun, koltukları ergonomik, motoru iyi olsun arıza yapmasın, rengi değişik olsun, fiyatı da uygun olsun….
Ofis kuracak;
İyi yerde olsun, şık olsun, toplantı salonları güzel olsun, etkileyici olsun, nezih olsun, büyük olsun…
Eş alacak
Namuslu olsun, kaşı gözü oynamasın, güzel olsun, (bayansa) ev işlerinde iyi olsun, iyi hizmet versin, akıllı olsun ama her şeye karışmasın, çapkınlıkları akıllılıkla idare etsin, haddini bilsin, sınırda dursun, bir adım geride dursun. Harika yemekler yapsın…
İnsan sürekli ister, istedikçe de daha çok ister………… İstemeyen var mı?
Egomuz hep ister,
Dizginleri bir kez bıraktın mı...
İstedikçe daha çok ister, kontrolü senden alana kadar…
İstediği kız/erkekle evlenir, sonra cicim ayları biter, yeni heyecanlar planlanmaya başlanır.
İstedikçe önüne gelir.
Önce flört ederek başlar çapkınlıklar, durumu idare ettikçe devam eder, ve sonra bu normalleşir.
Artık yanlış doğrudur,
Artık haram helaldir, onun için,
Aynı anda bir tane yetmez olur, en az iki tane gerekir. İşin kötü tarafı da üç tane ile daha çok zevk aldığından değil artık zevk alması çok zorlaştığındandır,
Artık eşi veya sıradan birileri onu kesmez,
Aşırılık gerekir,
Çok adrenalin ile bir avuç zevk alabilecektir, çok uğraşır denenmedik şey bırakmaz,
Egosu istedikçe daha fazla der ve o da düşer bu oyuna,
Ve hep daha fazlası için dener daha fazlasını,
Bilmez ki her daha fazla zıddını var ediyor , daha az zevk veriyor ve o sebeple hep daha fazla gerekiyor,
Durum işin ehlinde değildir,
Karar merci en tehlikeli yerdedir, tuzağa düşüren eldedir,
İnsanın avcı iken av olduğu mercidedir,
Çok zevkler yaşadım deyip övünürken, çok şeyler kaybettiğini fark etmediği,
Edemediği edemeyeceği,
Kahkahaları uzaktan duyulur ama iç dünyalarındaki acıların sebeplerinin bu olduğunu bilemez olur,
Sonra tatminsizlikten sapma yani sapık istekler artar daha da fazlası denenir ,
İç huzuru minimumdur ama kendini her zevki denemiş ayrıcalıklı zanneder,
Güvenebileceği, yakını kimse kalmaz ama bunu örtmek için acımasızlaşır ve kibirleşir,
Artık gerçekten çok uzaktır, sahteye boğulmuş, sadece somut bir dünyada yol alır,
Tüketmeden durulamayan,
O kadar ki kendine soru sormaktan ödü patlarken daha fazlasını denemesi gerekir,
Bir damla haz için...
Yüzleşecek gücü yoktur,
Zavallıdır ama somut güçleri ile güç oluşturmaya çalışır bunu da çok acımasız yapar ki çok güçlü görünebilsin,
Ama o güç gerçeğe yetmez, gerçekle boy ölçüşemez,
Hiç yetemedi, sahte gerçeği hiç geçemedi...
Üretimin hazzı tüketimi geçemediği gibi,
Daha fazlanın, azın verdiği tada varamadığı gibi...
DTÖ DESIGNER
Aytül Bilen